Sual: İstişare ne demektir? Bir kimse veya bir idareci, istişare ettikleri
kimselerin görüşlerine aynen uyması gerekir mi?
CEVAP: İstişare, bir işi yaparken o işin ehli olan kimselerin görüşlerini almak
demektir. İstişare sünnettir.
İki âyet-i kerime meali:
(Onlar [iyiler] işlerini aralarında istişare ederler.) [Şura 38]
(Yapacağın işi önce arkadaşlarınla istişare et.) [Al-i İmran 159]
Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
(İstişare eden pişman olmaz.) [Taberani]
İstişare ettikten sonra, istişare ettiği kimselerin görüşlerine uyma zorunluluğu
yoktur. Hangi görüş aklına yatarsa ona uyar. İstişare edilen kimselerin, (Bizim
görüşümüzü aldı, fakat bizim dediklerimize uymadı) demeye hakları olmaz.
Bunun bir örneği Eshab-ı kiram zamanında yaşanmıştır. Hazret-i Ebu Bekir halife
iken, mürtetlerle savaş etmeye karar verince, hazret-i Ömer, istişare edilmesini
teklif etti. Hazret-i Ebu Bekir de, ileri gelenlerle istişare etti.
Müşavere heyetindekiler, çeşitli makul sebepler yüzünden savaşmayı uygun
görmediklerini belirttiler. Şayet savaşılırsa da, askerlerin yarısı, şehirde
kalıp, şehrin emniyetini sağlaması gerektiğini söylediler.
Hazret-i Ebu Bekir, hepsini dinledikten sonra, (İstişare yapılmıştır, savaşa
karar veriyorum, tek kişi kalmadan askerlerin hepsinin de, savaşa gitmesini
emrediyorum) buyurdu. Emir üzerine bütün ordu, savaş meydanında toplandı.
Düşman ordusu, yerin göğün askerlerle dolu olduğunu görünce, bunların, en az
yarısı da şehirde nöbet bekliyordur diyerek barış teklifinde bulunmaya,
istenileni vermeye mecbur kaldı.
Böylece hazret-i Ebu Bekr’in basireti, yüksek deha sahibi olduğu bir kez daha
meydana çıktı. Müslümanlar arasında birlik beraberlik bozulmadan kâfirlere karşı
savaşsız galibiyet kazanıldı.
Eshab-ı kiram, kendi görüşlerine aykırı karar alınmasına en ufak bir tepki
göstermediler. Çünkü istişare sonunda bu karar verilmiştir.
Onun için, idareciler, bizimle görüşüp de, bizim düşüncemize aykırı hareket
ederlerse, tepki göstermek caiz olmaz. Ama, âmiri ile istişare edenin, onun
emrine uyması gerekir.
Uymazsa, emre itaatsizlik etmiş olur. İstişareye uymamak, hiç istişare
etmemekten daha kötüdür.
Hac affolmaz
Sual: Zengin, hacca gitmeyi ertelese, sonra da fakir olsa, hacca gitmesi yine
farz mı?
CEVAP: Hac farz olduktan sonra mal elden çıksa da, affolmaz. Yani yine hacca
gitmesi gerekir. Hacca gidemeden ölürse, yerine vekil gönderilmesi için vasiyet
eder.
Hediye, alanın mülkü olur
Sual: Bir arkadaş bana birkaç tane İslam Ahlakı kitabı hediye etti. Bunları
tanıdıklarına verebilirsin, dağıtabilirsin, onların da, dinimizi doğru
öğrenmelerine vesile olmuş olursun dedi. Ben bunları dağıtınca, sevabın hepsi
hediye edenin olmaz mı, bize de sevab olur mu?
CEVAP: Elbette, size de olur. Bir şey bir kimseye hediye edilince, artık o şey,
o kimsenin kendi malı olur. Kendi malını istediği gibi kullanır, satabilir,
hediye edebilir. O da birilerine hediye ederse o da sevab alır. Hediye alan da
başkalarına hediye ederse ona da sevab olur. Ötekilerin sevabından bir şey
eksilmez. |