HuzuraDogru
Dini Bilgiler
 İman-İtikat
 Namaz
 Namaz Sûreleri
 Gusül
 Abdest
 Oruç
 Zekat
 Hac
 Kurban
 Ahlâk
 Evlilik ve Aile
 Kur'ân-ı Kerim
 Peygamberimiz
 Peygamberler
 Eshab-ı Kiram
 Alimlerin Hayatı
 Mübarek Günler
 Dualar
 
Sözlük & Ansiklopedi
· Dini Terimler
· Sağlık Ansiklopedisi
· Evliyalar Ansiklopedisi
· İsimler Sözlüğü
· Sağlık Sözlüğü
 
Hayatın içinde
 Hikaye
 Masal
 Tarih
 Şiir
 Fıkralar
 
Günün Sözü
 
Namaz Vaktileri
 
Arama


 
Âlemlerin çeşitleri


Yazar Adı: Mehmet Ali Demirbaş

Yazar İletişim: mehmetali.demirbas@tg.com.tr

Sual: Kitaplarda âlem-i emir, âlem-i misal gibi ifadeler geçiyor. Bunlar ne demektir?

CEVAP: Şu kadarını bilmek yeterli olur: Mahlûklar [yaratıklar] üç kısma ayrılır:
1- Âlem-i emir, ruhlar âlemidir. Bunlar, madde olmayan ve ölçülemeyen şeylerdir. Bu âleme, âlem-i ervah veya âlem-i melekût da denir.

2- Âlem-i misal, varlık âlemi değildir. Görünüş âlemidir. Her varlığın, bu âlemde bir misali, görüntüsü bulunur. Bu âlemde, kendiliğinden hiçbir hakikat, hiçbir madde ve mana yoktur. Buradakiler, öteki âlemlerden akseden görüntülerdir. Aynada hiçbir şekil yoktur. Aynada bir şekil görünürse, başka yerden gelen bir görünüştür. Âlem-i misal de aynen böyledir. Rüyada meydana gelen şeyler, âlem-i misalde görülmektedir. Bu âlem, âlem-i emirle âlem-i şehadet arasındadır. Bundan dolayı bu âleme, âlem-i berzah da denir.

3- Âlem-i şehadet, madde âlemidir. Bu âleme, âlem-i ecsad, âlem-i halk veya âlem-i mülk de denir. Bu da ikiye ayrılır:
1) İnsana, âlem-i sagir yani küçük âlem denir.
2) İnsandan başka varlıkların hepsine, âlem-i kebir yani büyük âlem denir.

İnsanda bulunan şeylerin bir kısmı âlem-i halktan, bir kısmı da âlem-i emirdendir. Kalb, bu iki âlem arasında vasıtadır. Âlem-i kebirde olan her şeyin, âlem-i sagirde, bir örneği, benzeri vardır. İşte insanın kalbi, ruh âlemine açılan bir kapıdır. Kâfirlerde bu kapı kapanmış, harap olmuştur. Bunun için, kâfirlerin ruh âleminden haberleri yoktur. Kalbin hayat bulması, ruh âlemine açılması için tek çare, tek ilaç, iman etmesi, Müslüman olmasıdır. (İslam Ahlakı)

MÜLTEKA TERCÜMESİNE İLAVE
Sual: İzahlı Mülteka Tercümesi diye bir kitapta, (Diş dolgusunu çıkarmak mümkün olmayınca, dolgunun üstünden geçen suyla iktifa edilirse, gusül sahih olur) deniyor. Bu kitap muteber değil mi?

CEVAP: Mülteka’da böyle bir ifade asla yoktur. Mülteka kitabının yazıldığı zaman, dolgu diye bir şey yoktu. Zaten kitapta, dolgudan hiç bahsedilmiyor, bahsedilmesi de mümkün değildir. Kitabın müellifi İbrahim Halebî, 1549’da vefat etmiştir. Tercüme eden kimse, bu kısmı dip not olarak bu yanlış bilgiyi ilave etmiştir. Yani bu ilave muteber değildir. Bu ilaveyi senet gösterenlere de itibar edilmez.

CEMAATE UYMAK
Sual: İmam, secde-i sehv yaptıktan sonra cemaate uyan kimse, cemaat sevabını alır mı?
CEVAP: Evet, alır.
 


Okunma: 740
SON 10 Yazisi
Gerçek sevgi
Kendini tanımak için
İbadet ve ihtiyaç
Elini boş tutabilmek
Bayramda yapılacak işler
Şevval ayında [bu ayda] oruç
Özürsüz oruç yememeli
Göz insanı yanıltır
Âlemlerin çeşitleri
Sağa ve teke riayet
 
En çok okunan

Mehmet Ali Demirbaş:
İstişare nedir?



   

   

   Köşe Yazılarına Dön

 
Tarih içinden