HuzuraDogru
Dini Bilgiler
 İman-İtikat
 Namaz
 Namaz Sûreleri
 Gusül
 Abdest
 Oruç
 Zekat
 Hac
 Kurban
 Ahlâk
 Evlilik ve Aile
 Kur'ân-ı Kerim
 Peygamberimiz
 Peygamberler
 Eshab-ı Kiram
 Alimlerin Hayatı
 Mübarek Günler
 Dualar
 
Sözlük & Ansiklopedi
· Dini Terimler
· Sağlık Ansiklopedisi
· Evliyalar Ansiklopedisi
· İsimler Sözlüğü
· Sağlık Sözlüğü
 
Hayatın içinde
 Hikaye
 Masal
 Tarih
 Şiir
 Fıkralar
 
Günün Sözü
 
Namaz Vaktileri
 
Arama


 
Gariplerin sığınağı İbn-i Üstad-ül-A’zam


Yazar Adı: Vehbi Tülek

Yazar İletişim: vehbi.tulek@tg.com.tr

İbn-i Üstad-ül-A’zam, Yemen’in meşhûr velîlerindendir. İsmi Abdullah bin Alevî olup seyyiddir. 1240 (H.638) senesinde doğdu. 1330 (H.731)’da vefât etti...

ÇOK CÖMERT BİR ZAT İDİ
Tevâzûda, alçak gönüllülükte emsâline az rastlanırdı. Büyük-küçük herkese mütevâzı davranırdı. Gariplere, fakirlere, yetimlere çok yardım ederdi. Cömertliği şaşılacak derecedeydi. Komşuları ve yaşadığı beldenin insanları onun çok iyilik ve yardımını gördüler. İnsanlara hem dîn-i İslâmı anlatarak mânen ve ihtiyaçlarını karşılamak sûretiyle de madden yardımcı olurdu. Yaşadığı Terîm şehrinde kendisini tanıyan tanımayan herkese yardımı ulaşırdı. Benî Alevî Mescidi için bir hurma bahçesi, arâziler ve su kuyusu, çeşmeler vakfetti. Bunların gelirleri, mescidin bakımı ve misâfirleri barındırmak için harcanırdı. Yaptığı hizmetler o kadar genişledi ve insanlara faydalı oldu ki, o zaman sultanlar bile böylesini yapamazdı...

Abdullah bin Alevî hazretleri, bir zaman Mekke-i mükerremede şarab içen bir kimseyle karşılaştı. Böyle mübârek bir yerde, böyle çirkin bir günâhın işlenmesini hoş karşılamadı. O kimse, Abdullah bin Alevî hazretlerine:
“Ben terzilik yapıyorum. Şarap İçmezsem, çalışamıyorum. Her ne kadar bırakmak istesem de, bırakamıyorum. Bunu bırakırsam, işimi devâm ettiremem” dedi. Abdullah hazretleri; “Şayet Allahü teâlâ, sana içki içmeden de mesleğini devâm ettirmeni nasîb ederse, içki içmeye tekrar dönmeyeceğine dâir bana söz ver!” dedi. O kimse de “Peki!” deyince, Abdullah hazretleri, Allahü teâlâya duâ edip, bu kimseye tövbe etmeyi nasîb etmesi ve tövbesini kabûl etmesi için yalvardı. O kimse içkiyi terk etti. İşini, içkisiz de yapabildiğini anladı. Önceki hâline tövbe etti ve tövbesini bozmadı...

TÖVBESİNE SADIK KALDI...
Bu kimse, Abdullah bin Alevî hazretlerinin delâleti ile tövbesinde öyle bir sadâkat gösterdi ki; sâlihlerden kıymetli bir zât oldu. Bu hâdiseden bir müddet sonra, Abdullah bin Alevî, rüyâsında bir münâdînin, bu kimsenin ismini söyleyerek; “Filân kimse için, filân yerde bir kabir kazınız! Kim onun cenâze namazında bulunursa, Allahü teâlâ onu magfiret eder” diye nidâ ettiğini gördü. Uyandığında, hemen o kimsenin hâlini sordu. Vefât ettiğini bildirdiler. Bildirilen yere kabri kazıldı. Abdullah bin Alevî cenâze namazını kıldırdı. Oraya defnettiler...


Okunma: 630
SON 10 Yazisi
Cizreli Muhammed Saîd Efendi
Nurlu talebe Mükerrem Han
Hanefî fıkıh âlimi Yahyâ bin Eksem
Kuzey Iraklı velî Molla Celâlüddîn
Cömert zenginin cimri çocukları!..
Gariplerin sığınağı İbn-i Üstad-ül-A’zam
“Kendini nasıl buluyorsun?..”
Kisrâ, Şîreviyye ve Yemen vâlisi Bâzan
İbn-i Makbûl ve Kansu Paşa
Tecvîd ve kırâat üstâdı Muhyiddîn Niksârî
 
En çok okunan

Vehbi Tülek:
İhlaslı gence kurulan tuzak!



   

   

   Köşe Yazılarına Dön

 
Tarih içinden