HuzuraDogru
Dini Bilgiler
 İman-İtikat
 Namaz
 Namaz Sûreleri
 Gusül
 Abdest
 Oruç
 Zekat
 Hac
 Kurban
 Ahlâk
 Evlilik ve Aile
 Kur'ân-ı Kerim
 Peygamberimiz
 Peygamberler
 Eshab-ı Kiram
 Alimlerin Hayatı
 Mübarek Günler
 Dualar
 
Sözlük & Ansiklopedi
· Dini Terimler
· Sağlık Ansiklopedisi
· Evliyalar Ansiklopedisi
· İsimler Sözlüğü
· Sağlık Sözlüğü
 
Hayatın içinde
 Hikaye
 Masal
 Tarih
 Şiir
 Fıkralar
 
Günün Sözü
 
Namaz Vaktileri
 
Arama


 
Hanefî fıkıh âlimi Yahyâ bin Eksem


Yazar Adı: Vehbi Tülek

Yazar İletişim: vehbi.tulek@tg.com.tr

Yahyâ bin Eksem, Hanefî fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. İlmi çok, fikri parlak, kadri yüksek, şânı yüce bir velî idi. Künyesi Ebû Muhammed’dir. Nesebi, meşhûr Arap hâkimlerinden Eksem bin Sayfî’ye dayanır. 775 (H.159) senesinde Merv’de doğdu. 856 (H.242) de hacdan dönerken Medîne yakınlarında Rebeze’de 83 yaşında vefât etti...

MAHKEME REİSLİĞİ DE YAPTI
Yahyâ bin Eksem, Me’mûn zamanında mahkeme reisliği yapıyordu. Ona birisi gelip; “Allahü teâlâ kâdımıza iyilikler verip, hâlini iyi eylesin. Bana yemek yemede ölçüm ne olsun, söyler misin?” dedi. Yahyâ bin Eksem; “Açlık ile tokluk arasında yiyeceksin” dedi. O kimse tekrâr; “Gülmede ölçü ne olacak?” deyince; “Yüzünde açıklık olacak, fakat sesini yükseltmeyeceksin” cevâbını verdi. “Ağlama hakkında ne dersin?” diye sorunca; “Allahü teâlânın korkusundan ağladığını kimseye söyleme!” cevâbını verdi. “Amellerimi gizleme husûsunda ne söylersin?” deyince; “Gücünün yettiği kadar gizle” diye cevap verdi. “Amelimden ne kadar göstereyim?” deyince de; “Sâlih kimselerin sana uyacağı, insanların sana îtimâd edebileceği kadar” cevâbını verdi. Bu suâlleri soran şahıs, aldığı cevaplardan çok memnun oldu.
Yahyâ bin Eksem buyurdu ki:
“Koğucunun zararı, sihirbazın zararından daha çoktur. Koğucu az bir zaman içerisinde öyle zararlar yapar ki, sihirbaz onu bir ayda yapamaz.”

“SENİ MAĞFİRET ETTİM...”
Yahyâ bin Eksem vefât ettikten sonra, kendisini sevenlerden Ebû Abdullah Hüseyin isminde bir zât rüyâda görüp; “Allahü teâlâ sana ne muâmele eyledi?” diye sordu. Cevâbında; “Allahü teâlâ bana; ‘Yâ Yahyâ! Sen dünyâda, benim için şu, şu amelleri yapmıştın, değil mi?’ buyurdu. Ben de; ‘Yâ Rabbî! Ben yaptığım amellere değil, bana rivâyet edilen bir kudsî hadîse îtimâd edip ümitlendim’ dedim. Allahü teâlâ; ‘O hadîs-i kudsî nedir?’ buyurdu. Ben de; ‘Bana Muammer, İmâm-ı Zührî’den, o dahi Urve’den, o dahi hazret-i Âişe-i Sıddîka’dan, o dahi hazret-i Peygamber efendimizden, o dahi hazret-i Cebrâil’den o dahi Allahü teâlâdan haber verdiler. Allahü teâlâ; (Ben azîmüşşân, İslâmda ağaran saç ve sakala azâb etmekten hayâ ederim) buyurdu dedim.’ Allahü teâlâ hazretleri, o zaman; ‘Sen ve Muammer ve İmâm-ı Zührî ve Urve ve Âişe ve Muhammed aleyhisselâm ve Cebrâil sâdıksınız. Ben azîmüşşân dahi seni mağfiret ettim’ buyurdu...”


Okunma: 475
SON 10 Yazisi
Cizreli Muhammed Saîd Efendi
Nurlu talebe Mükerrem Han
Hanefî fıkıh âlimi Yahyâ bin Eksem
Kuzey Iraklı velî Molla Celâlüddîn
Cömert zenginin cimri çocukları!..
Gariplerin sığınağı İbn-i Üstad-ül-A’zam
“Kendini nasıl buluyorsun?..”
Kisrâ, Şîreviyye ve Yemen vâlisi Bâzan
İbn-i Makbûl ve Kansu Paşa
Tecvîd ve kırâat üstâdı Muhyiddîn Niksârî
 
En çok okunan

Vehbi Tülek:
İhlaslı gence kurulan tuzak!



   

   

   Köşe Yazılarına Dön

 
Tarih içinden