İlk insan, ilk Peygamber idi
|
bir sanatla rızkını talep etsin! Dini geçim vasıtası yapmasın!) [Hakim]
İlk insanların işaretle anlaştıkları da yalandır. Hıristiyan ve yahudiler de,
Hz. Âdem’in Cennette meleklerle konuştuğunu kabul ederler. Hadis-i şerifte, (Âdem,
Allahü teâlâ ile konuşan bir peygamberdir) buyuruldu. (Beyheki)
Hz. Âdem’in çocukları, kafilelerle başka başka ülkelere gittiler. Ayrı dil ile
konuştular. Böylece babalarının bildiği dilleri unuttular. (Mirat-i Kâinat)
Hz. Âdem’in çocukları
Hz. Âdem’in çocukları da, ilimsiz, fensiz, görgüsüz değildi. Hz. Âdem ve ona
iman eden torunları şehirlerde yaşarlardı. Okumak, yazmak bilirlerdi.
Demircilik, iplik yapmak, kumaş dokumak, çiftçilik gibi sanatları vardı. Yazı,
ilk insan Hz. Âdemle birlikte dünyaya yayılmıştır. Bugün, Asya, Afrika
çöllerinde ve Amerika ormanlarında vahşiler yaşadığı gibi, Hz. Âdem’den sonra da
bilgisiz, basit yaşayanlar vardı. Fakat, bundan dolayı ne bugünkü, ne de ilk
çağdakilerin hepsi için, vahşi denilemez. Allahü teâlânın, Hz. Âdem'e gönderdiği
kitaplarda, iman edilecek hususlar, çeşitli dillerde lügatler, namaz, oruç,
gusül, birçok sanatlar, tıb, ilaçlar, aritmetik, geometri gibi şeyler
bildirilmişti. Altın para basılmıştı.
Hz. Âdem’den sonra medeniyette gerileyen kavimler olmuştur. Buna rağmen Hz.Nuh
zamanında da maden ocakları işletilip, çeşitli aletler, makineler yapılmıştı.
Hz.Nuh’un gemisinin, kazanı kaynayarak hareket ettiği, yani buharlı gemi olduğu
Kur'an-ı kerimde bildiriliyor. (Hud 40)
Kazılarda medeniyetlere rastlanması, eski insanların vahşi olmadıklarını
göstermektedir. Kazılarda ilkel toplumlara da rastlanması, medeniyetlerin,
zirveye çıktığını, sonra çeşitli sebeplerle yıkıldığını göstermektedir. Her
medeniyet yok olunca, yenisini kurmak için sıfırdan başlamak gerekir.
Medeniyet grafiği inip çıkmıştır. Medeniyetlerin zirvedeki durumlarını görüp,
eski insanların hepsine medeni demek nasıl mümkün değilse, medeniyetler
yıkılınca yeni kurulan medeniyet seviyesi çok düşük olanlara da bakıp hepsi
vahşi idi denilemez.
Putlara tapınılan bir toplum bulununca, ilk insanların çok tanrıya taptığı da
söylenemez. Yani ilk insanlar çok tanrıya tapardı, sonra tek tanrıya taptılar
görüşü çok yanlıştır. İlk insan ve aynı zamanda ilk peygamber olan Âdem
aleyhisselam, Allahü teâlâya ibadet ederdi. Asırlar sonra puta tapanlar
çıkmıştır. Şimdi bile yeryüzünde çeşitli dinler mevcuttur. Ateşe, ineğe tapanlar
vardır. Herhangi bir sebeple bugünkü medeniyet yıkılsa, Hindistan’da bir kazı
yapılsa, bütün dünya ineğe tapıyordu mu denir?
Dillerin meydana çıkışı
Dinsizler, hiçbir vesikaya dayanmadan, sırf dinleri inkâr için, ilk insanın
konuşma bilmediğini, işaretle anlaştığını söylüyorlar ise de hadis-i şeriflerde
buyuruldu ki:
(Âdem aleyhisselam, Allahü teâlâ ile konuşan bir peygamberdir.) [Hakim]
(Âdem aleyhisselam Cennetten dünyaya inince, Allahü teâlâ, ona her şeyin
sanatını, ilmini öğretti.) [Taberani]
Allahü teâlâ, Âdem aleyhisselama, şu anda dünyada mevcut bütün dilleri öğretti.
Âdem aleyhisselam da, Arapça, Süryanice, İbranice ve diğer bütün dillerde
kitaplar yazıp her dil ile konuşmuştur. Bu husustaki delillerden biri Bekara
suresinin, (Allahü teâlâ, Âdem'e bütün isimleri öğretti) mealindeki
âyet-i kerimesidir.
Hz. Âdem, Hak teâlâdan öğrendiği için, varlıkların adlarını, bütün dil ve
lügatları biliyordu. Çocukları bütün dilleri konuşuyordu. Hz. Âdem vefat edince,
çocukları kafileler halinde başka başka ülkelere gittiler. Her kafile, ayrı bir
dil ile konuşuyordu. Böylece çocukları babalarının konuştuğu diğer dilleri
unutmuşlardı. O anda konuştukları dil ile kaldılar. (Mirat-ı Kâinat)
Irkların meydana gelişi
Bütün insanlar, Hz. Âdem’in neslinden geldiğine göre, zenciler ve diğer
ırklar nasıl meydana çıktığı merak edilen konular arasındadır.
Biyolojide modifikasyon denilen görünüş değişikliği yanında, mutasyon
denilen genlerde değişiklik olayı vardır. Beyaz insandan siyah, esmer veya
sarı insanların türemesi mümkündür. Hadis-i şerifte de buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, Âdem aleyhisselamı yeryüzünün her tarafından alınan topraktan
yarattı. Bu sebeple neslinden, siyah, beyaz, esmer, kırmızı renkte olanlar
olduğu gibi, bu renkler arasında bulunanlar da oldu. Bazısı yumuşak, bazısı
sert, bazısı da halis ve temiz oldu.) [Ebu Davud]
Copyright © HuzuraDogru
Yayinlanma:: 2007-01-27 (413 Okunma) [ Geri Dön ] |