İmanın şartı yedi değildir
|
Sual: (Ruhun Allah'a ulaştırılmasına inanmak imandır. İmanın şartı 7
dir. Şer Allah’tan değil, nefstendir) demek doğru mudur?
CEVAP
Şer nefisten demek, Allahü teâlânın yaratıcılık sıfatına ortak olanlar var
demektir. Allahü teâlâ, günahlarımız sebebiyle bize bela gönderiyor, belayı biz
yaratmıyoruz, biz cezaya layık oluyoruz, Allahü teâlâ da ceza veriyor. Allah
kullarına zulmetmez.
Allahü teâlâ şöyle buyuruyor:
(Kendilerine bir iyilik dokununca, "Bu Allah'tan" derler; başlarına bir
kötülük gelince de "Bu senin yüzünden" derler. Küllün min indillah [Hepsi
Allah’tandır] de, bunlara ne oluyor ki bir türlü laf anlamıyorlar.) [Nisa
78]
Sual: İman hadisinin Arapça’sının sonunda Allah'a ölmeden önce ulaşmak
ifadesi yok mu? Türkçe’ye çevirenler bunu ilave etmemiş mi?
CEVAP
Yalanın böylesi de hiç görülmemiştir. Ölmeden önce Allah’a ulaşılmaz.
İman hadisinin Arapça’sı şöyledir:
(Amentü billahi ve Melaiketihi ve Kütübihi ve Rüsülihi vel Yevmil-ahiri ve
bil Kaderi hayrihi ve şerrihi minallahi teâlâ vel-basü badelmevti hakkun. Eşhedü
en La ilahe illallah ve Eşhedü enne Muhammeden abdühu ve resulühü) [Buhari,
Müslim, Nesai]
Şerrihi minallahi teâlâ = Şer de Allah’tandır deniyor. Bu meşhur hadis nasıl
inkâr edilir ki?
Türkçesi de şu:
(Ben Allah’a ve meleklere ve kitaplara ve peygamberlere ve ahiret gününe,
[yani Cennete, Cehenneme, hesaba, mizana] ve kadere, hayrın ve şerrin
Allah'tan olduğuna ve ölüme, öldükten sonra dirilmeye iman ettim. Allah’tan
başka ilah olmadığına ve Muhammed aleyhisselamın Onun kulu ve resulü olduğuna
şehadet ederim.) [Buhari, Müslim, Nesai]
Sual: Yunus 7-8 de, Eğer kişi Allah'a ulaşmayı dilemezse ateşe gider
denmiyor mu?
CEVAP
Tefsir âlimleri Allah’a kavuşmanın ne demek olduğunu şöyle açıklıyorlar:
[Dirilmeyi inkâr edip, hesap için] Bize kavuşmayı ummayanlar, [ahiretten
gafil olduklarından dolayı] dünya hayatına razı olup [dünyayı ahirete
tercih ederek] bununla rahatlayanlar ve âyetlerimizden [Yaratanın
varlığını gösteren delillerden] gafil olanlar, işledikleri
[günahlar] yüzünden Cehenneme gideceklerdir.) [Yunus 7-8] (Öldükten sonra
Allah’a kavuşmayı inkâr, dirilmeyi inkârdır. Ölmeden önce Allah’a kavuşulmaz.)
Sual: Nisa 79 da hayır Allah'tan, şer nefsinizdendir
buyuruluyor mu?
CEVAP
Hâşâ nefsimiz yaratıcı değildir, şerri de yaratamaz, hayrı da. Her şeyin
yaratıcısı yalnız Allahü teâlâdır. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Her şeyin yaratıcısı Allah’tır.) [Zümer 62, Mümin 62]
(Sizi de, işlerinizi de yaratan Allah’tır.) [Saffat 96]
(Rabbin, kendi istediğini yaratır, dilediğini seçer. Onların seçim hakkı
yoktur.) [Kasas 68]
Kul belayı hak ederse, Allahü teâlâ da ona bela gönderir. İşte bir âyet meali:
(Başınıza gelen bir bela, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir.
[Bununla beraber] Allah çoğunu affeder.) [Şura 30]
(Demek ki bela, günahlarımız yüzünden gönderiliyor. Ama gönderen yine Allah’tır.
Âyetin devamında, Allah çoğunu affeder deniyor. Demek ki belayı gönderen Odur,
çoğunu da affediyor.)
(Sana gelen her iyilik, Allah’ın [bir ihsanı olarak] gelmekte, her
kötülük de [günahlarına karşılık olarak] kendinden gelmektedir.)
[Nisa 79]
(Bundan önceki âyette, Şerri de Allah yaratır buyuruluyor. Bu âyette ise,
günahlarınız yüzünden kötülük geliyor buyuruluyor. Ama gönderen, kötülüğü
yaratan yine Allahü teâlâdır.)
Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Kaderin, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna inanmayan mümin değildir.)
[Tirmizi]
Hidayet ne demektir?
Sual: 14 asırdır gelen İslam âlimleri, hidayet kelimesini doğru
yol olarak tercüme etmişlerdir. Halbuki hidayet, dünyada Allah’a
ulaşmak demektir. Öyle değil mi?
CEVAP
Asla öyle değil. Burada bütün İslâm âlimleri suçlanmakta, hâşâ hidayet
kelimesine yanlış mana vermekle suçlanmaktadır. Halbuki Allahü teâlâ,
(Bilmiyorsanız âlimlere sorun) buyuruyor. Peygamber efendimiz, (Âlimler,
benim ve diğer Peygamberlerin vârisleridir) buyuruyor.
Bugüne kadar, hiçbir İslam âlimi, hidayeti Allah’a ulaşmak olarak
bildirmemiştir. Dört mezhebin kurucusu (İmam-ı a'zam, imam-ı Malik, imam-ı
Şafii, imam-ı Ahmed) gibi büyük âlimler, mezhepteki büyük âlimler, mesela imam-ı
Gazali, imam-ı Rabbani, imam-ı Ebu Yusuf, imam-ı Muhammed, imam-ı Nevevi gibi
âlimler, Seyyid Abdülkadir-i Geylani, Cüneyd-i Bağdadi gibi yüzlerce kerameti
görülen velilerden hangisi, hidayet kelimesi Allah'a ulaşmaktır demiştir? Hangi
müfessir tefsirinde hidayeti Allah'a dünyada ulaşmak diye bildirmiştir? Binlerce
âlimden biri gösterilemez.
İslam âlimlerine düşmanlığın sebebi nedir? Sebebi hidayeti İslamiyet olarak
bildirmeleri ve dinin emir ve yasaklarını aynen Resulullah efendimizin
bildirdiği gibi açıklamaları değil mi? Niye İslam âlimleri ölçü alınmıyor da,
sapık kimseler ölçü alınıyor?
Bugüne kadar İslam dini eksik mi geldi? Bazı sapıklar, hocamız gelene kadar
İslamiyet eksikti o tamamladı diyorlar. 1400 yıldır İslamiyet eksik mi geldi?
Hâşâ Allahü teâlâ mı eksik bildirdi? Hâşâ, Peygamber efendimiz mi eksik
bildirdi, eksik mi açıkladı?
Hidayet yol demek değildir. Yani sebil ve sırat demek değildir. Köprü falan
değildir. Hidayet = İslamiyet demektir. İslamiyet ise Allahü teâlânın gösterdiği
doğru yol demektir. Onun için hidayete doğru yol deniyor. Zıddı da, dalalettir,
sapıklıktır.
Hidayet; Hakkı hak, bâtılı bâtıl olarak görüp doğru yola girmek, dalâletten
ve bâtıl yoldan uzaklaşmak, iman etmek, Müslüman olmak demektir.
Hidayet, Allah’ın istediği dindir, Allah’ın istediği yoldur. Yol kelimesi bunu
güzel açıkladığı için bütün İslam âlimleri yol olarak bildirmişlerdir.
Piyasadaki yanlış doğru bütün mealler hidayete, doğru yol anlamını vermişlerdir.
Yani İslamiyet demişlerdir. Ulaşmak diye bir ucube meydana getirmemişlerdir.
Hidayet İslamiyet’e girme, İslamiyet’i kabul etmek demektir. İslamiyet ise doğru
yoldur. O halde hidayet doğru yol demektir. İki âyet-i kerime meali:
(Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin. Allahü teâlâ dilediğine hidayet verir.)
[Kasas 56]
(Allah, kime hidayet etmek isterse, onun göğsünü İslamiyet için genişletir.)
[Enam 125]
İki hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Allahü teâlâ, beni âlemlere rahmet ve hidayet için gönderdi.) [Ebu
Nuaym]
(Hidayet benim elimde değildir. Şeytan da Allahü teâlânın yasak kıldığı şeyleri
süslü, cazip gösterir. Saptırmak da onun elinde değildir.) [İ.Adiy]
Sual: Hidayet nedir?
CEVAP
Hidayet; Hakkı hak, bâtılı bâtıl olarak görüp doğru yola girmek, doğru yola
iletmek, dalâletten ve bâtıl yoldan uzaklaşmak, iman etmek, Müslüman olmak, yol
gösterici, Kur’an, tevhid gibi anlamlara gelir.
Hidayet, doğru yolu gösterme, Allahü teâlânın razı olduğu yolda bulunma, cenab-ı
Hakkın insanın kalbinden her sıkıntı ve darlığı çıkarıp, yerine rahatlık,
genişlik verip, kendi emir ve yasaklarına uymada tam bir kolaylık ihsan etmesi
ve kulun rızasını kendi kaza ve kaderine tâbi eylemesi demektir. İhtidanın
manası da hidayete erme demektir, yani Müslüman olma, din olarak İslamiyet'i
seçme.
Aşağıdaki âyet meallerinde parantez içinde tefsirlerdeki manaları bildiriliyor:
(Rabbimiz, her şeye bir özellik veren, sonra da hidayet eden [doğru yola
eriştiren]dir.) [Taha 50]
(Onların hepsini [İbrahim'i, İshak'ı ve Yakub'u] emrimizle
[vahyimizle] hidayeti [doğru yolu; İslamiyet’i] gösterecek imamlar
[rehberler] kıldık, kendilerine hayırlı işler yapmayı, namazı doğru kılmayı,
zekat vermeyi vahyettik. Onlar [puta tapmazlardı] bize ibadet eden
kimselerdi.) [Enbiya 73]
(Allah, dilediğini doğru yola hidayet eder, iletir.) [Bekara 213]
([İman ederek] hidayeti kabul edenlerin [Müslümanların]
hidayetlerini [doğru yoldaki başarılarını, İslamiyet’e uymalarını Allahü
teâlâ] artırmış, onlara kötülükten sakınma çarelerini ilham etmiştir
[açıklamıştır].) [Muhammed 17]
(Kim Allah'a inanırsa, Allah onun kalbini hidayete [doğruluğa, İslamiyet’e]
erdirir.) [Tegabün 11]
(Altlarından ırmaklar akan cennet ehli, “Allah'a hamd olsun ki, bizi, hidayeti
ile [Müslüman yaparak] buna kavuşturdu. Eğer Allahü teâlâ bize hidayet
vermeseydi [Müslüman yapmasaydı], kendiliğimizden bu yolu bulamazdık”
derler.) [Araf 43]
(İman edip salih âmeller işleyenleri, Rableri, imanları sebebiyle altlarından
ırmaklar akan nimeti bol Cennetlere hidayet eder [Cennetlere koyar].)
[Yunus 9]
(Ey Resulüm de ki; “Cebrail’e düşman olan, Allah’a düşmandır.” Çünkü o, Kur’anı,
Allah’ın izniyle, kendinden önce gelen kitapları doğrulayıcı, bir hidayet
[yol gösterici] ve müminler için müjdeci olarak senin kalbine indirmiştir.)
[Bekara 97]
(Biz, hidayeti [Kur’anı] dinleyince, Ona iman ettik.) [Cin 13]
(Allah, [kâfirleri dost edinip, kendine] zulmedenlere hidayet etmez
[doğru yola iletmez].) [Maide 51]
(Dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğine de hidayet eder [doğru yola,
İslamiyet’e kavuşturur].) [Fatır 8]
(Allah, dilediğine hidayet verir [İslamiyet’e ulaştırır], dilediğini
dalalette bırakır.) [İbrahim 4]
(İhtilaflı şeyleri insanlara açıklayasın ve iman eden bir kavme de hidayet
[doğru yolu gösterici rehber] ve rahmet olsun diye bu Kitabı sana indirdik.)
[Nahl 64]
(Allah’a likayı [kavuşmayı] inkâr edip de, hidayetten [doğru yol olan
İslamiyet’ten] uzak kalanlar, elbette en büyük ziyana uğramış olacaklardır.)
[Yunus 45]
(Hidayet ancak Allah’ın hidayetidir [Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur].)
[Bekara120]
(İşte onlar, Allah'ın hidayet verdiği [İslamiyet’e kavuşturduğu]
kimselerdir.) [Zümer 18]
(Hidayete erenlerin [iman edenlerin, Müslüman olanların] Allah
hidayetlerini [İslamiyet’e bağlılıklarını] artırır.) [Meryem 76,
Muhammed 17]
(Onları hidayete erdirir [imana kavuşturur].) [Muhammed 5]
(Onlar hidayet [doğru yol] yerine dalaleti satın alanlardır.) [Bekara
175]
(Allah, Peygamberini, hidayet [tevhid] ve hak din [İslamiyet] ile
gönderdi. Onu, diğer dinler üzerine üstün kıldı.) [Feth 28]
Copyright © HuzuraDogru
Yayinlanma:: 2007-01-28 (714 Okunma) [ Geri Dön ] |