Erkek, hep kendini kusurlu görmeli, (Ben iyi olsaydım, o böyle olmazdı) diye
düşünmelidir. Hanımının iyiliğini, iffetini Allahü teâlânın büyük nimeti
bilmelidir. Onun huysuzluklarına iyilikle muamele etmeli, iyiliği çoğalıp, her
işi seve seve yapınca, ona dua etmeli ve Allahü teâlâya şükretmelidir. Çünkü,
saliha bir kadın büyük bir nimettir.
İyi davranmak, sadece hanımı üzmemek değildir. Onun verdiği sıkıntılara da
katlanmak demektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Hanımının kötü huylarına katlanan erkek, belalara sabreden Hz. Eyyüb gibi
mükafatlara kavuşur. Kocasının kötü huyuna sabreden kadın da, Hz. Asiye gibi
sevaba kavuşur.) [İ.Gazali]
İyi müslüman olmak için hanım ile iyi geçinmek şarttır. Kur'an-ı kerimde de
mealen, (Onlarla iyi, güzel geçinin!) buyuruluyor. (Nisa 19)
Aklı olan karı-koca, birbirini üzmez. Hayat arkadaşını üzmek, incitmek, ahmaklık
alametidir. Zalim, huysuz kimsenin hayat arkadaşı devamlı üzülerek sinirleri
bozulur. Sinir hastası olur. Sinirler bozulunca, çeşitli hastalıklar hasıl olur.
Hayat arkadaşı hasta olan bir eş, mahvolmuş, saadeti sona ermiş demektir. Eşinin
hizmetinden, yardımlarından mahrum kalmıştır. Ömrü, onun dertlerini dinlemekle,
ona doktor aramakla, ona, alışmamış olduğu hizmetleri yapmakla geçer. Bütün bu
felaketlere, bitmeyen sıkıntılara kendi huysuzluğu sebep olmuştur. Dizlerini
dövse de, ne yazık ki, bu pişmanlığının faydası olmaz. O halde, hayat arkadaşına
yapılacak huysuzluğun, işkencenin zararı kendine olur. Ona karşı, hep güler
yüzlü, tatlı dilli olmaya çalışmalıdır! Bunu yapabilen, rahat ve huzur içinde
yaşar, Allahü teâlânın rızasını da kazanır!
Copyright © HuzuraDogru Yayinlanma:: 2006-06-11 (1217 Okunma) [ Geri Dön ] |