HuzuraDogru
Dini Bilgiler
 İman-İtikat
 Namaz
 Namaz Sûreleri
 Gusül
 Abdest
 Oruç
 Zekat
 Hac
 Kurban
 Ahlâk
 Evlilik ve Aile
 Kur'ân-ı Kerim
 Peygamberimiz
 Peygamberler
 Eshab-ı Kiram
 Alimlerin Hayatı
 Mübarek Günler
 Dualar
 
Sözlük & Ansiklopedi
· Dini Terimler
· Sağlık Ansiklopedisi
· Evliyalar Ansiklopedisi
· İsimler Sözlüğü
· Sağlık Sözlüğü
 
Hayatın içinde
 Hikaye
 Masal
 Tarih
 Şiir
 Fıkralar
 
Günün Sözü
 
Namaz Vaktileri
 
Arama


 
Çeşitli sual ve cevaplar





Sual: Hatimde bazıları İnşirah suresinden itibaren, bazıları da Duha suresinden itibaren Besmeleden önce Allahü ekber diyerek tekbir okuyorlar. Bunlar caiz mi, bid'at mi?
CEVAP
Caizdir, bid'at değildir. Hatta tekbir ile birlikte tehlil ve tahmid, yani Allahü ekber, La ilahe illallah vel hamdülillah demek de caizdir. (Sarih-in Nas)

Sual:
Kur’an Kadir gecesi mi indi, yoksa Berat gecesi mi?
CEVAP
Tefsirlerdeki bilginin özeti şöyledir:
Levh-il mahfuza inişi Berat gecesinde oluyor, dünya semasına indirilmesi ise Kadir gecesinde oluyor. İlk inişi Kadir gecesinde olmuştur. 23 senede indi. Bir âyet meali:
(Apaçık olan Kitaba and olsun ki, biz onu [Kur’anı] mübarek bir gecede indirdik. Her hikmetli iş o mübarek gecede ayırt edilir.) [Duhan 3-4]

Bu âyetin açıklamasında buyuruluyor ki:
Kur’an-ı kerim, Levh-il mahfuza bu gece indirildi.
Dünya semasına indirilmesi ise, Kadir gecesinde oldu. Bir âyet meali şöyledir:
(Biz onu [Kur'anı] Kadir gecesinde indirdik.) [Kadr 1]

Sual:
Kabristanda Kur'an okumak caiz midir?
CEVAP
Evet, sünnettir. (Halebi-yi kebir)

Sual:
Evden çıktıktan sonra sokakta yürürken okuduğumuz sureler oluyor, biz okurken karşılaştığımız arkadaşlarla selamlaşmak gerekiyor, tabii ki okuduklarımızı keserek selamlaşıyoruz. Selamlaştıktan sonra kaldığımız yerden devam etsek olur mu, yoksa yeniden mi başlamak gerekir?
CEVAP
Kalınan yerden devam edilir.

Sual: Âyet meallerini okuduktan sonra (sadakallahülazîm) demekte bir sakınca var mıdır?
CEVAP
Evet denmez. Çünkü onlar Allah’ın kelamı değil, mütercimin anladığı manalardır. Yanlış olma ihtimali her zaman mevcuttur. (Sadakallahülazîm = Allahü teâlâ doğru söyledi demektir.)

Sual: Sitede deniyor ki: (Kur'anı Arapça harflerle, okunduğu gibi yazmak suretiyle değiştirmek bile haramdır.) [Fetava-i fıkhiyye]
Buna göre, Latin harfleriyle okunduğu gibi yazmak nasıl caiz olur? Sitede İslam harfleriyle yazıldığı gibi Latin harfleriyle de sureler yazılmıştır. Bu caiz midir? Suudilerin hacılara dağıttığı Mushafta okunuşuna yani tecvit kaidesine göre yazılmıştır. Bu caiz oluyor mu?
CEVAP
Kur’anı okunduğu gibi yazmak başka, bilmeyen birisine öğretmek niyetiyle okunuş şekliyle yazmak başkadır. Sitede ayrıca sesli olarak da veriliyor ki, yanlış okunmasın diye.

Suudilerin dağıttığı Mushafta, okunuşuna göre yazılmışsa, yani bazı harfler eksik veya fazla ise caiz olmaz.

Latin harfleriyle yazmak haramdır. Ama zaruret olunca, Mushafı değil, bazı sure ve âyetleri Latin harfleriyle yazmak caiz olur. Mushafı Latin harfleriyle yazmak için bir zaruret, bir ihtiyaç mevzubahis olamaz. Ama İslam harflerini bilmeyen, namazda okuyacağı, sure ve duaları Latin harfleriyle yazıp öğrenebilir. Sonra bilen birisine dinlettirir, doğru denirse okumaya devam eder.

Sual:
Kur'an-ı kerimde kimsenin yapamayacağı, söyleyemeyeceği şeyler nelerdir?
CEVAP
Sayılamayacak kadar çoktur. Birkaçı şöyle:
1- İcaz ve belagattır. Yani az söz ile pürüzsüz ve kusursuz olarak, çok şey anlatmaktır. Bütün şairler, edebiyatçılar, Kur'an-ı kerimin nazmında ve manasında aciz ve hayran kalmışlar, bir âyetin benzerini söyleyememişlerdir. İcazı ve belagati insan sözüne benzemez. Yani, bir kelimesi çıkarılsa veya bir kelime eklense, lafzındaki ve manasındaki güzellik bozulur. Bir kelimesinin yerine koymak için, başka kelime arayan bulamamıştır.

2-
Harfleri ve kelimeleri, Arap harflerine ve kelimelerine benzediği halde, âyetler, yani sözler ve cümleler, onların sözlerine ve şiirlerine hiç benzemiyor. Kur'an-ı kerimin yanında onların sözleri, cam parçalarının elmasa benzemesi gibidir. Dil mütehassısları bunu pek iyi görmektedir.

Allahü teâlâ, her asırda en az bir kişiyi Peygamber olarak göndermiş, ona çeşitli mucizeler vermiştir. Mesela, Hz.Musa zamanında sihir, büyücülük çok ilerlemişti. Hz.Musa asasını yere koyup büyük bir ejderha olmuş, sihirbazların ellerindeki aletleri, ipleri yutmuştur. Hz.İsa zamanında tıp çok ileri idi. Hz.İsa mucize olarak, körleri iyi etmiş, ölüleri diriltmiştir.

Bizim Peygamberimizin zamanında ise edebi söz ve yazı sanatı çok ileri idi. Yarışmada birinci olan şiir, yazı ve konuşmalar Kâbe duvarına asılırdı. Kur'an-ı kerim gelince, bunlar indirilip, yerine, gelen âyetler kondu. İnatçı kâfirler hariç herkes Kur'an-ı kerimin Allah’ın kelamı olduğuna inandı.

Kur'an-ı kerimde, (Bu Kur'an, Allah kelamıdır. İnanmıyorsanız, bir âyeti kadar siz de söyleyin! Söyleyemezsiniz) buyuruluyor. Bütün düşmanlar el ele verip, yıllarca uğraştıkları halde onun benzerini bugüne kadar söyleyemediler. Söylemek de mümkün değildir.

3-
Bir insan, Kur'an-ı kerimi ne kadar çok okursa okusun bıkmıyor, usanmıyor. Arzusu, hevesi, sevgisi ve zevki artıyor. Halbuki, Kur'an-ı kerimin tercümelerinin ve başka şekillerde yazmalarının ve diğer bütün kitapların okunmasında, böyle arzu ve lezzet artması olmuyor. Usanç hasıl oluyor. Yorulmak başkadır, usanmak başkadır.

4-
Geçmiş insanların hallerinden birçok şey Kur'an-ı kerimde bildirilmektedir.

5-
İleride olacak şeyleri bildirmektedir. Bunlardan çoğu meydana çıkmış ve çıkmaktadır.

Mesela, Rum suresinin 3. âyetinde mealen, (Rumlar, en yakın bir yerde mağlup oldu. Halbuki onlar, bu mağlubiyetten sonra birkaç yıl içinde [on yıla varmadan] galip gelecektir) buyuruldu.

Bu âyet, Rum Kayseri Herakliusun on yıldan az zamanda, İran şahı Husrev Perviz ordusuna galip geleceğini önceden haber vermektedir. Aynen vaki oldu.

Peygamber efendimiz, kimseden bir şey öğrenmemiş, hiç yazı yazmamış iken ve geçmişlerden ve etraftakilerden haberi olmayan insanlar arasında hasıl olmuş iken, Tevratta ve İncilde ve bütün başka kitaplarda yazılı şeyleri bildirdi. Geçmişlerin hallerinden haber verdi. Her dinden, her meslekten ileri gelenlerin hepsini huccet ve burhanlar söyleyerek susturdu. En büyük mucize olarak Kur'an-ı kerimi ortaya koydu. Allahü teâlâ, Resulüne buyuruyor ki:
([Kur’an sana indirilmeden önce] Sen bir kitaptan okumuş ve elinle onu yazmış değildin. Eğer öyle olsaydı müşrikler, [Kur’anı başkasından öğrenmiş veya önceki semavi kitaplardan almış] derler ve [Yahudiler de, Onun vasfı Tevrat’ta ümmidir, bu ise ümmi değil diye] şüpheye düşerlerdi.) [Ankebut 48]

Sual: Kur'anda Fatiha suresinden sonra âmin diye bir kelime yok. Âmin diyenler Kur'ana kelime ilave etmiş olmuyorlar mı? Bu yanlışlığın sebebi nedir?
CEVAP
Ortada bir yanlışlık var. Bu yanlışlık yalnız Kur'an diyerek hadis-i şerifleri inkâr edenlerdedir. Kur'an-ı kerimden hangi şeyi anlayabiliriz ki? Mesela namazı bozan şeyler Kur'anda yazıyor mu? Namazın farzları ve nasıl kılınacağı var mı? Namazın sünnetleri, mekruhları ve vacibleri Kur'anda yazar mı? Namazın kaç rekat kılınması gerektiği yazılı mı? Bunları ve her şeyi Allahü teâlâ Peygamber efendimize bildirmiştir, O da bize bildiriyor. Peygamber efendimiz, Fatiha'dan sonra âmin demek gerekir buyuruyor. Âmin demek sünnettir. Esas yanlışlık, Kur'an meali okuyup da Kur'anda âmin kelimesi yok demektir. Her Müslümanın fıkıh kitabı okuması lazımdır. En güzel, en faydalı fıkıh kitabı ise Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye’dir.

Sual: (Kur'an okuyan bir çok kimse var ki, Kur’an-ı kerim onlara lanet eder) hadis-i şerifini âlimler nasıl açıklamıştır?
CEVAP
Muhyiddin-i Arabi hazretleri (Müsamere) adındaki kitabında buyuruyor ki:
Hz. Ebu Hüreyre’nin haber verdiği hadis-i şerifte, (Bir zaman gelir ki, müslümanlar birbirlerinden ayrılır, parçalanırlar. Şeriatı bırakıp, kendi düşüncelerine, görüşlerine uyarlar. Kur’an-ı kerimi mizmarlardan, yani çalgılardan, şarkı gibi okurlar. Allah için değil, keyf için okurlar. Böyle okuyanlara ve dinleyenlere hiç sevap verilmez. Allahü teâlâ bunlara lanet eder. Azap verir!) buyuruldu. Başka bir hadis-i şerifte, (Kur’an-ı kerimi Arap şivesi ile, onların sesi ile okuyun! Fasıklar, şarkıcılar gibi okumayın!) buyuruldu.

Başka bir hadis-i şerifte, (Kur’an-ı kerim, okuyanlarına, ya şefaat edecek veya düşman olacaktır) buyuruldu. (Müslim)

Demek ki, Kur’an-ı kerim, Allah rızası için, dinimizin bildirdiği şekilde okuyana şefaat edecek, şarkıcılar gibi okuyana düşman olacak, ona lanet edecektir. (Şir’a)

Sual: Hatim okununca ruhlarına hediye edilen kişilerin hepsine hatim sevabı hasıl oluyor. Buna göre tahsisin fazileti ne oluyor?
CEVAP
Peygamber efendimizin ruhuna göndermek duanın kabulü için şarttır. İsmen tahsis edilince, falanca tarafından gönderilmiştir diye mevtaya bildirilir. O da gönderene teveccüh eder. Gaflette değil ise ruhundan o anda istifade eder. Feyz alır. Diğerlerine sevap umumi olarak dağıtılır. Kimin gönderdiği bildirilmez.

Sual:
Nahl suresinin (Allah bilemeyeceğiniz daha nice şeyler yaratır) mealindeki 8. âyetindeki "Bilemeyeceğiniz şeyler"den maksat nedir?
CEVAP
"Bilemeyeceğiniz şey"
buyuruluyor. Bilebilseydik öyle buyurulmazdı. Ancak tahminler yapılmaktadır. "Bilemeyeceğimiz şeyleri" bazı müfessirler, "Acayip garaib" diye tefsir etmişlerdir. Bugün, ilk hatıra gelen şeyler füze, TV, bilgisayar ve diğer teknik cihazlar olabilir. Daha başka şeyler de bulunacak demektir. (Tibyan)

Sual:
Erkeklerin başı açık Kur'an okuması caiz mi?
CEVAP
Başı açık olarak okumak tenzihen mekruh olur. (Miftah-ül Cenne)

Sual: Vasıta sürerken direksiyon başında ezberden Kur’an okumak caiz mi?
CEVAP
Çok iyi olur.

Sual:
Bazı kitap satıcıları Mushafları belden aşağı yerlere koyuyorlar. Bu saygısızlık değil mi?
CEVAP
Kitap satıcılarının, Mushafları belden, dizden aşağı koymaları, Kur’an-ı kerime hürmetsizlik olur. Kur’an-ı kerim öğretilmesine, okunmasına sebep olmak niyeti ile, kitapçıların, Kur’an-ı kerimi bastırıp, Mushaf olarak satmaları caiz ve sevap olur. Aldığı satış parası helal olur. Fakat, böyle niyetin alameti vardır ki, mal oluş fiyatına yakın, az bir kârla satmalıdır. Geçimi başka kitaplardan sağlanıyorsa, Mushafı kârsız satmalıdır.

Sual: İdrarlı yatalak hastanın yanında Yasin-i şerif okumak caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Hatmi dinleyen mi, okuyan mı daha çok sevap kazanır?
CEVAP
Dinleyen daha çok sevap kazanır. Çünkü okumak sünnet, dinlemek farzdır. Farzın yanında sünnet, denizde bir damla gibidir. Okuyan, ayrıca hatim sevabı kazanır. Bu ise büyük sevaptır.

Bazı âlimler, hayra vesile olan hayır işlemiş gibi sevap alacağı için, okuyan daha fazla sevap alır dediler. Yani dinleyene farz sevabı işlettiği için, onun sevabı kadar sevap alır dediler. Bir de sünnet işlediği için sevap alır.

Sual: Kur'an okumasını bilmiyorum. Bir hocaya Yasin okutup teybe aldım. Bu teybi babamın kabrine götürüp açıyorum. Teypten okunan Yasini babama dinletmekle, kendim okumam arasında fark var mı?
CEVAP
Çok fark vardır. Teypten okunan Kur’an-ı kerimin, Yasin-i şerifin ölüye faydası olmaz. (M.Erbea)

Sual:
Namaz kılınan bir evde hiç Kur'an okunmasa, yani Kur'an okumayı bilen hiç kimse olmasa günah olur mu?
CEVAP
Bir evde namaz kılan varsa, o evde Kur’an-ı kerim okunuyor demektir. Ezbere okununca da Kur’an-ı kerim okunmuş olur. Bir evde ezbere de Kur’an-ı kerim okunmuyorsa, o ev kabir gibidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Evlerinizde Kur’an okumayı artırın! Kur'an okunmayan evin hayrı azalır, şerri çoğalır, o ev halkına darlık gelir.) [Dare kutni]

Sual:
Muayyen özrü zuhur eden kadın, evde kocasının, oğlunun veya kızının okuduğu Kur’an-ı kerimi, mukabeleyi dinleyebilir mi?
CEVAP
Kur’an-ı kerime dokunmamak şartı ile mukabele dinlemekte mahzur yoktur. Ancak özürlü kadın, mukabele dinlemek için camiye gidemez. Camiye girmesi haram olur. Hatta camiye abdestsiz de girilmez. (Mevkufat)

(Evde mukabele okumanın sevabı olmaz) diyenler, dinimize iftira ediyorlar. Kadınların camiye gitmeyip, evde, kadın bir hocanın okuyacağı mukabeleyi dinlemeleri çok sevap olur.

Sual:
Başı açık Kur’an okuyabilir miyim?
CEVAP
Kadının başı açık Kur'an okuması mekruhtur.

Sual:
Kur'an-ı kerimi yattığımız odada başucumuza asıyor bu şekilde yatıyoruz. Ayrıca bu odada ve diğer odalarda dini levhalar da var. Bunun mahzuru var mı?
CEVAP
Yatak odasında Mushaf (Kur’an-ı kerim) ve dini levha bulunmasının mahzuru olmaz.

Sual:
Kur’an-ı kerimin mealini okumak hatim yerine geçer mi?
CEVAP
Hatim yerine geçmez.

Sual: Mealden dinimi öğrenmeye çalışıyorum, uygun mu?
CEVAP
Uygun değil. Mealden tefsirden din öğrenilmez. Ehl-i sünnet âlimlerinin kıymetli kitaplarından hazırlanan ilmihallerden öğrenmeli. Bunun için size Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye kitabını tavsiye ederiz. Bu kıymetli eseri www.hakikatkitabevi.com adresinden de okuyabilirsiniz.

Sual: Kur’an-ı kerim hatim ettikten sonra nasıl bir dua yapılır?
CEVAP
Farklı bir dua yok. Ne dua biliniyorsa o okunur. Mushafların sonunda bulunan dua da okunabilir.

Sual: Evde hanım, geniş erkek pijaması giyili olduğu halde Kur’an-ı kerimi okuyabilir mi?
CEVAP
Okuyabilir.

Sual:
Kur’an-ı kerim, iş yapanların yanında okunur mu?
CEVAP
Açıktan okunmaz. Onlar duymayacak kadar yavaşça okunur.

Sual:
Camide Kur'an okunurken isteyen çıkıp gidebilir mi?
CEVAP
Çıkıp gidebilir, orada duruyorsa dinlemesi gerekir.

Sual:
Teypten, banttan, radyodan okunan Kur’an-ı kerimi dinlemek, tekrar etmek günah mıdır? Yoksa iş yaparken mi dinlemek uygun değildir?
CEVAP
İş yaparken dinlemek uygun olmaz. İş yapmazken dinlenir, tekrar etmekte de mahzur yoktur, öğrenmek için de dinlemekte mahzur yoktur.

Sual:
CD'den Kur'an dinlemek caiz mi? Dinlemekle hatim olur mu?
CEVAP
Öğrenmek niyetiyle dinlenir. Dinlemekle hatim olmaz.

Sual: (Tefekkürsüz Kur'an okumakta hayır yoktur) sözü âyet midir, kudsi hadis midir?
CEVAP
Âyet de hadis de değildir.

Sual: Kur’an-ı kerim okurken, bağdaş kurup okumak edebe aykırı mıdır?
CEVAP
Evet aykırıdır. Fakat yorulunca bağdaş kurmakta mahzur yoktur.

Sual: Kasetten Yasin-i şerif takip edilir mi?
CEVAP
Öğrenmek için dinlenir. İbadet için olmaz.

Sual:
Cenaze kaldırılmadan önce yanında Kur’an okunur mu?
CEVAP
Cenazenin karşısında okunur.
Hasta yanında Yasin suresini okumak mühim sünnettir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Yanında Yasin-i şerif okunan hasta, suya doymuş olarak vefat eder ve doymuş olarak kabre girer.) Yani, can vermenin hasıl edeceği susuzluğu duymaz. Yasin-i şerifte, kıyamette olan şeyler, dünyanın geçici olduğu, Cennet nimetleri ve Cehennemdeki azaplar bildirildiğinden, hasta yanında okununca, iman ile gitmeye sebep olan şeyleri işitmiş olur. (Rad) suresini okumak, ruhun çıkmasını kolaylaştırır. İnsan ölünce, Hanefi’de necs olur. Kur’an-ı kerim, yanında değil, karşısında ve sessiz okunabilir. Diğer üç mezhebe göre necs olmaz.

Sual: Ölü yıkanmadan yanında Kur'an-ı kerim okumanın mekruh olduğu söylenmektedir. Doğru mudur?
CEVAP
Ölü yıkanmadan önce, yanında Kur'an-ı kerim okumaya mekruh diyen âlimler var ise de, ölünün üzeri örtülü iken ve yatağına bitişik olmayarak, sessiz okumak caizdir. (R. Muhtar)

Sual: Yasin'de Selamün.... diye başlayan âyeti üç kere okumak mı lazım?
CEVAP
Öyle bir şey yok, okunması da günah olmaz. Okumak lazım diyerek okumak bid'at olur.

Sual:
Sure ve âyet okurken euzü besmele okunur mu?
CEVAP
Sure okurken, euzü ve besmele okunur. Âyet-i kerime okurken, âlimlerin çoğuna göre, yalnız euzü okunur, besmele okunmaz. Mesela Âyet-el kürsi, Amenerresulü, Hüvallahüllezi gibi âyetleri okurken besmele çekmek gerekmez. Sadece euzü okunur. Besmele de çekilirse mahzuru olmaz.

Sual: Sure veya âyet okurken euzü besmele çekmenin hükmü nedir?
CEVAP
Sure veya âyet okumaya başlarken euzü okumak vaciptir. Diğer surelere başlarken besmele okumak sünnettir.

Namaz içinde fatihadan önce besmele çekmek sünnet, namaz dışında fatiha okumaya başlarken besmele okumak vaciptir. Şafii mezhebinde ise her zaman fatiha okurken besmele çekmek farzdır.

Sual: Yalnız namaz kılarken, sübhaneke okuduktan sonra euzü besmele okumak sünnet midir?
CEVAP
Evet.

Sual: Yalnız kılanın, zammı sureye başlarken, besmele çekmesi gerekir mi?
CEVAP
Gerekmez, bazı âlimlere göre, besmele çekmekte mahzur yoktur.

Sual: Ayrıca bir Kur’an-ı kerim ihtiyacım var, hangisini önerirsiniz? Mealli olması uygun mu?
CEVAP
Mealli olması uygun değil. En iyi hangisini okuyorsanız onu alın.

Sual: Otobüste, dolmuşta müzik çalınırken, sessizce Kur’anı yüzüne bakarak okumak günah mı?
CEVAP
Günah olmaz, sevap olur. Müziği işitmez olur. Ancak fasıklar yanında okuyup fitneye, alaya sebep olmamalıdır. Belediye otobüslerinde bazen görüyoruz, kötü kimselerin alaylı bakışlarına, hatta sataşmalarına sebep oluyorlar. Böyle alaya sebep olmak günahtır.

Sual: Kur'anı hangi süre içinde hatmetmek lazım? Namaz kaza borçları olan için bu değişir mi?
CEVAP
Üç günden aşağı olmaz. Haftada bir olur, ayda bir olur, senede bir olur. Duruma göre olur. Kazası olan önce kazalarını ödemeye çalışmalıdır.

Sual:
Hatm-i şerif bitince Kur’an-ı kerimin sonundaki duayı hemen okuyup yeni bir hatme başlansa, sonrada camide topluca hatim duasına iştirak ettirilse uygun olur mu?
CEVAP
Hatim duası sonra da okunur. Hatim biter bitmez, hemen yeni bir hatme başlamak iyidir.

Sual: (Tefekkürsüz Kur'an okumakta hayır yoktur) sözü uygun mu?
CEVAP
Tefekkürsüz Kur’an sözü herkes için değildir. Arapçayı ve diğer İslami ilimleri bilen için doğrudur. Fakat Arapça bilmeyene Kur’an okuman faydasızdır demektir ki çok yanlış olur. Çünkü Allahü teâlâ, (Anlamadan da Kur’an okuyan benim rızama kavuşur) buyuruyor.

Sual:
Ramazan ayında kendi ölülerimizin ruhuna hatim indirmeye başladım. Sonra da başka insanlar geldi aklıma ve Ramazanda tanıdıklarımızdan da ölen oldu. Okumaya başlarken onlara niyet etmemiştim. Şimdi başka mevtaları da hatmime ekleyebilir miyim?
CEVAP
Evet onlara da hatta Âdem aleyhisselamdan bugüne kadar gelen her müslümana hediye edebilirsiniz ve her birine bölünmeden aynısı gider.

Sual:
Kur’an-ı kerim okurken, Tam İlmihal’deki ibni Kemal hazretlerinin duraklarını öğrendim. Buradaki med, sekte ne demektir?
CEVAP
Med uzatılacak demektir. Sekte durmak demektir, bir miktar durulur.

Sual:
Mushaf satıcıları küçük Kur'an, büyük Kur'an diyorlar. Mushafa Kur'an demek caiz mi?
CEVAP
Kur’an Allah sözü demektir. Mushaf Allah’ın sözlerinin yazıldığı kitap demektir. Büyük Kur'an küçük Kur'an, eski Kur'an yeni Kur'an olmaz. Yani Allah’ın sözlerinin büyüğü küçüğü, eskisi yenisi olmaz. Ama Mushafın yenisi eskisi, küçüğü büyüğü olur. Kur'an mahluk değildir, fakat Mushaf kağıt olarak mahluktur. Mahluk yaratılmış demektir.

Sual:
Âyet-i kerimelerin mealleri okunurken bunlardan önce besmele okumakta ve sonunda (sadekallahülazim) demekte herhangi bir sakınca var mıdır?
CEVAP
Besmele çekilir de, sadaka.... denmez, çünkü onlar Allah’ın sözü değil, mütercimin sözüdür.

Sual: Kur’an-ı kerim okunduktan sonra veya duanın akabinde el fatiha deniliyor. Burada okunan nedir?
CEVAP
Fatiha okunur. Fakat okumak şart değildir, okunursa iyi olur. Hatta salevat-ı şerife getirip okumak daha iyidir.

Sual: Bazen mescidde Kur’an okuyorum. O sırada dışarıdan biri gelip selamün aleyküm diyor. Kur’anı okurken bölmek istemiyorum, içimden alsam selamı olur mu?
CEVAP
Kur’an okuyana selam verilmez. Almak zorunda değilsiniz.

Sual: Arabada torpido gözünde fermuarlı kılıf içinde Kur’an-ı kerim bulunduruyorum, gözdeki diğer eşyaların üzerinde duruyor, ancak arabada daha yüksekte bir yerde tutma imkanım da yok. Torpido gözü bel hizasında duruyor, böyle bulundurmamız uygun mu?
CEVAP
Uygundur.

Sual:
Deri kaplı, fermuarlı küçük Mushafla helaya girmek caiz mi?
CEVAP
Evet caizdir.

Sual: Evimizde Kur’an var ama okuyan yok. Sıkıntılarımızın bir sebebi de bu olabilir mi?
CEVAP
Her gün az da olsa, Kur’an-ı kerim okuyan biri olmalıdır! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Kur'an okunmayan evin, hayrı azalır, şerri çoğalır, ev halkına darlık gelir.) [Dare Kutni]

Sual:
Sandalyeye oturup yüzünden Kur’an okumak caiz mi?
CEVAP
Mushaf, belden aşağı olmazsa caizdir.

Sual:
Kur’an-ı kerimi okurken, sandalyede veya divanda oturarak okumak (ayakları aşağı sallayarak) edebe mugayir midir?
CEVAP
Edebe mugayir değildir, okunabilir.

Sual:
Kur'an okurken konuşulsa, tekrar okurken ne denir?
CEVAP
Âlimlerin çoğuna göre esteizü billah demek kâfidir.

Sual:
Biri (Benim Mushafımı kimse okumasın) dese, onun Mushafından Kur'an okumak caiz mi?
CEVAP
Hayır.

Sual:
Kur’an-ı kerimi üç günden önce hatmetmek caiz olmadığına göre, imam-ı a’zamın bir namazda hatmetmesinin sebebi nedir?
CEVAP
Caiz olmaz fetvası bizim gibi avam içindir.

Sual:
Kur'an kursunda herkes yüksek sesle okusa caiz olur mu?
CEVAP
Evet.

Sual:
Banttan dinlemekle hatim olur mu?
CEVAP
Olmaz.

Sual:
Mukabeleyi dinlemekle hatim sevabı olur mu?
CEVAP
Dinlemekle olmaz. Dinleme sevabına kavuşulur.

Sual:
Latin harfleriyle karışık elif ba ile Kur'an öğrenmek caiz mi?
CEVAP
Karışık olmayan ile hocadan öğrenmelidir!

Sual:
Gizli okurken de meddi lazım dört elif miktarı çekilir mi?
CEVAP
Evet.

Sual:
Elifba okurken kaf koyun başlı, elif direk gibi demek caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual:
Kur’an-ı kerimi hatmeden kimse, bilmeden bazı yerlerde mana değişecek şekilde yanlışlık yapmışsa, hatim sevabı alır mı?
CEVAP
Alamaz. Doğru okuduğu yerlerin sevabını alır.

Sual:
Kur’an-ı kerim okuyanı güzel okuduğu için alkışlamak caiz mi?
CEVAP
Caizdir ve iyidir.

Sual:
Göz ile Kur'an okumak caiz mi?
CEVAP
Göz ile okunmaz. Bakma sevabına kavuşulur.

Sual:
Lafzatullah yerleri, kırmızı olan Mushafları okumak caiz mi?
CEVAP
Evet caizdir.

Sual:
Küçük mescidde rahlede Kur'an okuyan oluyor. Yanından geçince, rahle belden aşağı kalıyor. Günah olur mu?
CEVAP
Günah olmaz.

Sual:
Tecvide uygun okumak için Mushafa işaret koymak caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual:
Kuleuzüleri çocuğa üflerken kendime de üflesem olur mu?
CEVAP
Ayrı ayrı okumak efdaldir.

Sual:
Kadının yatakta başı açık sure okuması mekruh mu?
CEVAP
Evet.

Sual:
Mushafı yükseğe açık olarak koymak caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual:
Sure-i Muhammedi okuyup bitirdikten sonra mı, Muhammed ismi geçince mi salevat getirmek lazımdır?
CEVAP
Bitirdikten sonra.

Sual:
Âyet-el- kürsiye Allahüla demek caiz mi?
CEVAP
Hayır.

Sual:
Kur'anın latin harfli yazılışını abdestsiz okumak caiz mi?
CEVAP
Abdestli okumak da caiz değildir.

Sual:
Hafız idim. Boş zamanım olursa, hıfzımı takviye edeyim mi?
CEVAP
Evet.

Sual:
Toplu olarak hatim duası caiz mi?
CEVAP
Caizdir. Dua için toplanmak mekruhtur.

Sual:
Sure-i Yusuftaki Teveffeni dua için Teveffena okunur mu?
CEVAP
Hayır.

Sual:
Komşunun okuduğu Kur’an-ı kerimi, bizim evden rahatça işitiyoruz. Helaya gitmemiz caiz mi?
CEVAP
Evet. Günahı yüksek sesle okuyanadır.

Sual:
Bir âyeti öğrenmek için, latin harfiyle yazıp okumak caiz mi?
CEVAP
Hayır. İslam harfini öğrenene kadar, hocadan öğrenir.

Sual:
Kur'an okunurken, farz-ı kifaye diye konuşuluyor. Caiz mi?
CEVAP
Günaha giriyorlar.

Sual:
Biri (Okuduğun hatm-i tehlili ölmüş anama bağışla) dedi. Bağışladım. İki ay sonra başkasına da bağışlasam caiz olur mu?
CEVAP
Evet. Bütün müslümanlara da bağışlamak iyidir.

Sual:
İki kişinin sesli olarak, bir odada hatim okumaları caiz mi?
CEVAP
Şaşırtmak ihtimali olduğu için mekruh olur.

Sual:
Hatmi dinleyen, yavaşça kendi de okursa, hatim olur mu?
CEVAP
Evet.

Sual:
Mushafın kenarına İslam harfleriyle yazı caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual:
Her sayfa 2 kere okunup Kur'an hatmedilse, 2 hatim mi olur?
CEVAP
Evet.

Sual:
Haşr suresinin sonu nereden başlar?
CEVAP
Hüvallahüllezi'den başlar. Lev enzelna’dan veya La yestevi’den okumak daha iyidir.

Sual:
Mushaf cüzü olan çantayı, dizden aşağıda taşımak caiz mi?
CEVAP
Hayır.

Sual:
Ölen hocam, eshab-ı kiramın bazılarına dil uzatırdı. Okuduğum Kur'anın sevabını bağışlamam caiz mi?
CEVAP
Hayır. Kur'an-ı kerimde hepsinin Cennetlik olduğu bildiriliyor. Cennetlik kimseye sövülmez. Sövene de Kur’an okunmaz.

Sual:
Kur'an okumasını bilmeyen, sayfasını açıp baksa, sevap olur mu?
CEVAP
Kur'an okumasını bilmeyenin de, bereket için evde Mushaf bulundurması çok iyidir. Açıp sayfasına bakmak sevaptır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Beş şey ibadettir: Az yemek, camide oturmak, Kâbe’ye, Mushafa ve âlimin yüzüne bakmak.) [Deylemi]

Kur'an-ı kerimi öğrenmek zor değildir. Öğrenip okumak çok sevaptır. Hadis-i şerifte, (Ümmetimin yaptığı ibadetlerin en kıymetlisi, Kur'an-ı kerimi, Mushafa bakarak okumaktır) buyuruldu. (Şir’a)

Sual: İhlas suresi olan Kulhüvallahü ehadı okuyan Kur'an hatmetmiş olur mu?
CEVAP
Kulhüvallahü ehad okumak çok faziletlidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kulhüvallahü ehad, Kur'an-ı kerimin üçte birine denktir.) [Buhari]
(Kulhüvallahü ehad okuyan, Kur'an-ı kerimin üçte birini okumuş olur.) [Tirmizi]
(Elli defa "İhlas" suresini okuyanın elli yıllık günahı affolur.) [Darimi]

Yasin-i şerifi okumak da çok sevaptır. Hadis-i şerifte, (Bir defa Yasin okuyan, on defa Kur'an-ı kerimi okumuş sevabına kavuşur) buyuruldu. (Tirmizi)

Üç defa İhlas suresini okuyan, Kur'an-ı kerimi hatmetmiş gibi sevaba kavuşur. Bir defa Yasin-i şerif okuyan da on defa Kur'an-ı kerimi hatmetmiş gibi sevaba kavuşur. Kur'an-ı kerimi okuyan da hatim sevabına kavuşur. Hatim sevabı başka, hatmetmiş gibi sevaba kavuşmak başkadır.

Bir fakir, (Param olsaydı Allah rızası için şuraya bir cami yaptırırdım) diye samimi olarak niyet etse, Cenab-ı Hak, o kimseye cami yaptırmış gibi sevap verir. Fakat camiyi bizzat yapan, cami yaptırma sevabına kavuşur. Yani daha fazla sevap alır. Cami yaptırma sevabı ile cami yaptırmış gibi sevaba kavuşmak farklıdır.

İhlas suresini üç defa okuyan Kur'an-ı kerimi hatmetmiş gibi sevaba kavuşur. Fakat Kur'an-ı kerimi başta sona kadar okuyan hatim sevabına kavuşur.

Sual: Mucize mahluk olur. Kur'an mahluk değilken nasıl mucizedir?
CEVAP
Kur'an-ı kerim, istisna olarak mahluk olmayan mucizedir.

Sual:
Almanya’daki camimizin imamı, her akşam Yasin okuyordu. O gidince, yerine gelen imam, (Yasin okumak bid'at) diyerek okumuyor. Yasin okumak bid'at mi?
CEVAP
Bid'at değildir. İmam, tembelliğinden okumamış olabilir. Her zaman Kur'an-ı kerim ve Yasin-i şerif okumak sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Geceleyin Yasin okuyan, affedilmiş olarak sabaha çıkar.) [Buhari]
(Her gece Yasin okumaya devam eden şehid olarak ölür.) [Taberani]

Yasin-i şerif okumak bu kadar faziletli olmasına rağmen, okuma mecburiyeti yoktur. İmam okumuyorsa, oku diye onu sıkıştırmak doğru olmaz.

Sual:
Hadis-i şerifte, (Sabah-akşam, Haşr suresinin son üç âyetini okuyan şehid olarak ölür) buyurulduğu için, sabah-akşam Haşr suresinin sonunu okuyorum. Camide kıldığım zaman imam okuyor, biz dinliyoruz. Ben okumasam, yine aynı sevaba kavuşur, şehid olarak ölür müyüm?
CEVAP
Kur'an-ı kerimi okumak sünnet, dinlemek farzdır. Dinleyen, okuyandan daha fazla sevap aldığı için, ayrıca okuması gerekmez. Her gece Amenerresulüyü okuyan da, imamdan dinlemişse, onun da okuması gerekmez. (Şir’a)

Sual: Her gece Tebareke suresi ile, Amenerresulü okuyorum. Tebareke'yi ve Amenerresulü'yü yatsı namazında zammı sure olarak okuyan, aynı fazilete kavuşur mu?
CEVAP
Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Namazda okunan Kur'an-ı kerim, namaz dışında okunan Kur'an-ı kerimden daha sevaptır.) [Cami'ussagir şerhi]

Zammı sure olarak okununca, aynı sevaba fazlasıyla kavuşulduğuna göre, namazda okumak daha sevaptır.

Sual:
Çok küçük Mushaflar var. Bunları kolye olarak kullanmak günah mıdır?
CEVAP
Kur'an-ı kerimi okunamayacak kadar küçük harflerle yazmak, böyle küçük Mushafı almak günahtır.

Allahü teâlâ, Kur'an-ı kerimi okumak, dinlemek, emirlerini öğrenip yapmak için gönderdi. Kur'an-ı kerimi okunamayacak kadar küçük yazmak, ona hakaret etmek olur. Halife Hz. Ömer, böyle küçük yazan birisini cezalandırmıştır. (Halebi)

Böyle Mushafları almak, taşımak, hıristiyanların putları gibi altın veya gümüş mahfaza içinde boyna takmak, faydasız ve günahtır.

Sual: Kuleuzüleri okuduktan sonra avuca üfleyip elleri vücuda sürmenin faydası var mı?
CEVAP
Resulullah efendimiz, bazı âyetleri okur mübarek avuçlarına üfler ve avuçları ile mübarek vücutlarını mesh ederlerdi. Birçok hastalık için iyidir

Sual:
Namazda okunan Kur’an mı yoksa dışında okunan mı daha sevaptır?
CEVAP
Namazda okunan daha sevaptır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Namazda okunan Kur'an, namaz dışında okunan Kur'andan daha sevaptır.) [Cami'ussagir şerhi]

Sual: Kur'anın ikinci suresine Bekara denmesinin sebebi nedir?
CEVAP
Bekara
, sığır, inek manasındadır.
Musa aleyhisselam zamanında Beni İsrail’den bir genç, kendisinden başka mirasçısı bulunmadığı halde, malına tamah ederek zengin amcasını öldürür. Ölüsünü de gizlice başka bir köye bırakır. Ertesi günü Hz.Musa’ya gidip, zengin şahsı bu köylülerin öldürdüğünü söylerler. Onlar da kendilerinin öldürmediğini söyleyince, Cenab-ı Hak, bir inek kesip bir parçası ile ölüye vurulursa, ölü dirilip katilin kim olduğunu söyleyeceğini Hz.Musa’ya bildirir.

Kavmi, böyle bir şeyin olamayacağını zannederek, Hz.Musa’ya, (Sen bizimle alay mı ediyorsun) derler. O da, bir peygamberin alay etmeyeceğini söyler ve (Cahillikten Allah’a sığınırım) buyurur.

Hz.Musa’ya kesilecek ineğin vasfını sorarlar. O da bildirir. Değeri üç altın etmesine rağmen, istenilen vasıflar bu inekte bulunduğu için, derisi dolu altın verilerek ineği satın alıp keserler.

Kesilen ineğin bir parçasını ölüye vurunca, ölü dirilip, (Beni öldüren yeğenimdir) der ve tekrar ölür. Köylüler katili yakalayıp öldürürler. Böylece iki köy arasındaki çekişme de sona erer. Bu husus, Bekara suresinin 67-73. âyet-i kerimlerinde bildirilmektedir.

Son âyet-i kerimenin devamında mealen (İşte Allah ölüleri böyle diriltir, düşünüp de gerçeği anlamınız için size [kudretini, peygamberine verdiği mucizeleri] gösterir) buyurulmaktadır.

Firavunlar devrindeki Mısır’da, sığır mukaddes bir hayvandı. Şimdi Hindistan’da olduğu gibi ineğe tapılırdı. Allah’tan başka şeylere tapınılmayacağını göstermek ve böyle bâtıl inançları yıkmak gayesiyle bildirilen mucize gösterilmiştir.

Bekara
suresinde Hakla bâtıl anlatılmaktadır. Öküzle sürülen saban, toprağı yarıp ikiye ayırdığı gibi, Hakkı, bâtıldan ayırması bakımından da bu sureye Bekara ismi verildiği bildirilmiştir.

Sual: Bazı kıymetli din kitaplarımızda Kur’an okumanın ibadet olmadığı yazılı. Bunu anlamadım, Kur’an okumak niye ibadet değil?
CEVAP
Açıklaması kıymetli din kitaplarımızda var, mesela, Tam İlmihâl'de şöyle yazıyor:
Kur'an-ı kerim okumak, vakf, köle azat etmek ve sadaka ve Hanefi mezhebinde abdest almak ve benzerleri yapılırken sevap hasıl olmak için, niyet lazım olmadığından, kurbettir ve taattır, fakat, ibadet değildir. Sevap hasıl olması için, Allah rızası için niyet etmek lazım olan taate (İbadet etmek) denir. Niyetsiz alınan abdest ibadet olmaz, kurbet olur. Bununla, hadesten taharet hasıl olup namaz kılınır.

Kurbet, taat ve ibadet etmek bunlar dini bir terimdir. Bunlar bilinmeden dini yazılar okunurken ya anlamayız ya da yanlış anlar kıymetli kitaplara suizan ederiz. Demek ki Kur’an okurken niyet şart değildir. Niyetsiz de okunsa sevap hasıl olur. Eğer sevap kazanmak niyetiyle okunursa ibadet olur. Abdest de böyledir. Niyet edilirse ibadet olur, sevabı daha fazla olur.









Copyright © HuzuraDogru

Yayinlanma:: 2006-04-17 (7279 Okunma)

[ Geri Dön ]
Haberler
 Sağlık
 Eğitim
 Bilim-Teknik
 İnternet
 Çevre
 Kültür
 Haber Arşivi
 Hava Durumu
 
Yazarlar
Mehmet Ali Demirbaş
mehmetali.demirbas@tg.com.tr

İman güzeldir
Mehmet Oruç
mehmet.oruc@tg.com.tr

Sabır ve metanet...
Osman Ünlü
osman.unlu@tg.com.tr

Cömertlik, vermekten lezzet almaktır
Abdüllatif Uyan
abdullatif.uyan@tg.com.tr

Doğmadan keramet gösterdi!..
Prof.Dr. R. Ayvallı


Kurban kesmenin fazîleti
İsmail Yağcı
ismail.yagci@tg.com.tr

Devlete müdahale olur mu?..
M.Said Arvas
msarvas@ihlas.net.tr

Cennetin yolu dünyadan geçer!..
Dr. Şükrü Cido
info.turkiye@tg.com.tr

Konuşma destek önerileri
Vehbi Tülek
vehbi.tulek@tg.com.tr

Sabâ rüzgârı...
Ünal Bolat
unal.bolat@tg.com.tr

Kendi kendimden utandım!..
 
İsimler