Kur'an-ı kerimin mucize oluşu
|
Sual: Diğer kutsal kitaplar, Allah tarafından gönderildiği halde, niye
Kur’an gibi mucize değildir?
CEVAP
Kur’an-ı kerim, Muhammed aleyhisselam efendimizin mucizesidir. Allahü teâlâ,
âlemlere rahmet olarak gönderdiği sevgili Peygamberine bu mucizeyi verdi ve
kıyamete kadar devamlı kıldı.
Musa aleyhisselam zamanında sihir büyü zirvedeydi, Allahü teâlâ Musa
aleyhisselama kâfirlerin sihirlerini bozacak, yaptıklarını yutacak şekilde
asasının ejderha olması mucizesini verdi.
Hz. İsa zamanında tıp zirvedeydi. Hemen her hastalığın çaresi biliniyordu. İsa
aleyhisselama her hastalığı tedavi etme, ölüleri diriltme mucizesi verilmişti.
Peygamber efendimiz zamanında ise edebiyat zirvede idi. Kur’an-ı kerim mucize
olarak indi. Âyetleri dinleyen, okuyan şairler hayret içinde kalıyorlar, bu
insan sözü değil, diyorlardı. Kur’an-ı kerim 23 senede parça parça indi. Diğer
semavi kitapların hepsi, bir anda indi, insan sözüne benziyordu ve lafızları
mucize değildi. Onun için çabuk bozuldu, değiştirildi.
Kur’an-ı kerimde icaz ve belagat vardır. Yani az söz ile ve pürüzsüz ve kusursuz
olarak, çok şey anlatılmaktadır. Harfleri ve kelimeleri, arab harflerine ve
kelimelerine benzediği halde, sözler ve cümleler, onların sözlerine ve
şiirlerine ve hutbelerine hiç benzemiyor. Kur'an-ı kerimin yanında onların
sözleri, cam parçalarının elmasa benzemesi gibidir. Dil uzmanları bunu pek iyi
görüyor ve teslim ediyor.
Kur’an-ı kerimde bir vezin ve kalıp vardır. Bazı kelimeler çıksa veya eklense bu
ölçü bozulur. Ehli bunu hemen fark eder. Aruz vezni ile veya hece vezni ile
yazılan şiirlerde de ölçü ve kafiye vardır. Bunlar değişince şiir değişmiş olur.
Hz. Mevlana, yazılarının değişmemesi için, eserlerini şiir ile yazmıştır.
Kur’an-ı kerimde bu vezin olduğu için ve ayrıca Allahü teâlânın koruması altında
olduğu için değiştirilmesi mümkün olmaz. Diğer kitaplar için, böyle bir vaat
yoktur. Onların vezinleri de yok idi. İnsan sözü gibi idi. Bu bakımdan kolayca
değiştirildi. Şu hatıra gelebilir: Niye Allahü teâlâ, o kitapları öyle indirdi
de, Kur’an-ı kerimi farklı indirdi? Mülk Onundur, dilediğini dilediği gibi
tasarruf eder, buna hiç kimse karışamaz. Musevilere iç yağını haram edip,
müslümanlara serbest bırakmıştır. Niye bırakmıştı? Hiç kimse Allahü teâlâya niye
böyle yaptın diye sual soramaz. Hz. Âdem zamanında evlilik farklı idi. Niye
değiştirdin demeye de hakkımız yoktur. Yaratıcının işine karışamayız.
Bir insan, Kur'an-ı kerimi ne kadar çok okursa okusun bıkmıyor, usanmıyor.
Arzusu, hevesi, sevgisi ve zevki artıyor. Halbuki, Kur'an tercümelerinin ve
başka şekillerde yazmalarının ve diğer bütün kitapların okunmasında, böyle arzu
ve lezzet artması olmuyor. Usanç hasıl oluyor. Yorulmak başka, usanmak başkadır.
Allahü teâlâ, niye aynı özelliği diğer kitaplara vermemiştir denilemez. Geçmiş
insanların hallerinden birçok şey Kur'an-ı kerimde bildirilmektedir. İleride
olacak şeyleri bildirmektedir ki, bunlardan çoğu zamanla meydana çıkmış ve
çıkmaktadır. Kimsenin hiçbir zamanda, hiçbir suretle bilemeyeceği ilimlerdir. Bu
özellikleri Allahü teâlâ diğer kitaplara vermemiştir.
Misyonerler, (Madem İncil Allah kelamı ise, niye Allah onun değişmesine izin
verdi de Kur’anın değişmesine izin vermiyor) diye soruyorlar. Yukarıda
açıklandığı gibi, bu Allah’ın takdirine kalmış bir şey. Kur’an-ı kerime verdiği
özellikleri diğer kitaplara vermemiştir. Dilediğini hidayete kavuşturur,
dilediğini dalalette bırakır. Kimine oğlan verir kimine kız. Kimine de hiç
vermez. Allahü teâlânın takdirine kimse bir şey söyleyemez.
Copyright © HuzuraDogru Yayinlanma:: 2006-04-17 (1612 Okunma) [ Geri Dön ] |