HuzuraDogru
Dini Bilgiler
 İman-İtikat
 Namaz
 Namaz Sûreleri
 Gusül
 Abdest
 Oruç
 Zekat
 Hac
 Kurban
 Ahlâk
 Evlilik ve Aile
 Kur'ân-ı Kerim
 Peygamberimiz
 Peygamberler
 Eshab-ı Kiram
 Alimlerin Hayatı
 Mübarek Günler
 Dualar
 
Sözlük & Ansiklopedi
· Dini Terimler
· Sağlık Ansiklopedisi
· Evliyalar Ansiklopedisi
· İsimler Sözlüğü
· Sağlık Sözlüğü
 
Hayatın içinde
 Hikaye
 Masal
 Tarih
 Şiir
 Fıkralar
 
Günün Sözü
 
Namaz Vaktileri
 
Arama


 
Allah’ın hepsinden razı olduğu insanlar





Yukarıda, üç halifeye kâfir diyen Rafizilere, Hurufilere, İbni Sebecilere, sahabenin tamamının cennetlik olduğunu bildiren âyetlerin birkaçını bildirmiş, Ve küllen vaadallahü Hüsna=Allah hepsine de, Hüsna’yı [cenneti] va’detmiş olduğunu piyasadaki birçok Türkçe mealden de örnekler vererek yazmıştık. Rafiziler, Hurufiler, İbni Sebeciler âyet ve hadisi kabul etmez. Hz. Ali’den önce halife oldular diye ilk üç halifeye, Hz. Ali ile savaşan Hz. Âişe ve diğer sahabeye hâşâ kâfir diyorlar. Halbuki Kur’an-ı kerimde Eshab-ı kiramın tamamının cennetlik olduğu yukarıdaki yazımızda bir kere daha ispat edilmişti. Savaşmanın, adam öldürmenin küfür olmadığı Kur’anı kerimde açıkça yazılıdır. Ayrıca, şirkten başka, bütün günahları Allah’ın affedeceği de, Hz. Vahşi gibi sonradan Müslüman olan kimselerin günahlarının sevaba çevrileceği de bildiriliyor. Onun için Eshab-ı kiramdan herhangi birisini kötülemek âyetleri inkâr etmek olur. Peygamber efendimiz de, (Eshabımın kusurları, yanlış hareketleri olacaktır. Ancak Allahü teâlâ, benim hatırım için onların kusurlarını affedecektir) ve (Eshabımın kusurlarını söylemeyin! Kalbleriniz onlara karşı değişir) buyuruyor. Adam öldürmek, zina, içki, hırsızlık çok büyük günah iseler de kâfirlik değildir.

Çünkü Kur’an-ı kerimde buyuruluyor ki:
(Allah, dilediğinin; şirkten [küfürden] gayri günahlarını affeder) [Nisa 48, 116]
(Müminlerden iki taife birbiriyle çarpışırlarsa, aralarını bulun, müminler, elbette kardeştir, kardeşlerinizin arasını bulun.) [Hucurat 9-10]
Mekke’nin fethinden sonra Müslüman olan Hz. Vahşi ve diğerleri, tertemiz birer müslüman, cennetlik bir sahabi olup, eski günahları da sevaba çevrilmişti. Çünkü Kur’an-ı kerimde açıkça buyuruluyor ki:

(Tövbe edip iman eden ve salih amel işleyenlerin günahlarını sevaplara çeviririm.) [Furkan 70)
Bu husus kâfir iken Müslüman olan herkes için geçerlidir. Hangi günah olursa olsun, şirk yani kâfirlik dahil, tövbe edilince Allah onu affeder. Bu husus, kıyamete kadar böyledir.
Resulullah efendimiz, hısımlarına dil uzatanlar için buyuruyor ki:
(Allahü teâlâ benim için en iyi insanları sahabi, bazılarını da eshar [hanım tarafından hısım] olarak ayırdı. Onlara dil uzatanlara lanet olsun!) [Hakim]
(Rabbim söz verdi ki, kızını aldığım ve kızımı verdiğim aileler, Cennette benimledir.) [Deylemi]
Allahü teâlânın zatı gibi sıfatları da sonsuzdur. Razı olması da sonsuzdur. Allah, Eshabdan birkaç sene razı oldu sonra vazgeçti denilemez. Allahü teâlâ, hicret eden ve muhacirlere kucak açan Ensar ile ağaç altında sözleşme yapılan Eshabdan da, razı olmuştur. İşte iki âyet meali:
(Ağaç altında, sana söz veren müminlerden, Allah razıdır.) [Fetih 18]
(Muhacir ve Ensar ile onların yolunda gidenlerden Allah razıdır.) [Tevbe 100]
(Ağaç altında benimle sözleşenlerden hiçbiri Cehenneme girmez) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi] [Bu sözleşmeye, (Biat-ür-rıdvan) denir. 1400 kişi idiler. Bu 1400 kişi arasında Hz. Ali ile savaşan Eshab da var idi.]

Allahü teâlâ, sadece cihad eden eshabın değil, evlerinde oturanların da cennetlik olduğunu bildirmiştir. İşte âyet meali:
(Müminlerden, oturanlarla mal ve canları ile cihad edenler bir olmaz. Ama Allah hepsine de Hüsna’yı [Cennet] va’detti.) [Nisa 95]

Onlar birbirlerinin dostu, birbirlerine karşı merhametli idi
En kıymetli peygamber, bizim Peygamberimizdir, en iyi eshab onun eshabı, en iyi ümmet de onun ümmeti yani bütün Müslümanlar. Eshab birbirinin dostu idi ve birbirini çok severdi.

Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Sizler, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a inanırsınız.) [Âl-i İmran 110]
(İman edip de hicret edenler, Allah yolunda mal ve canları ile cihad edenler ve hicret eden eshabı barındırıp yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin dostlarıdır.) [Enfal 72]

(Muhammed aleyhisselam, Allah’ın Resulüdür, Onunla birlikte bulunanlar da, kâfirlere karşı şiddetli, çetin, fakat, birbirlerine karşı merhametlidir. Bunları çok zaman rüku ve secdede görürsün. Allah’tan lütuf ve rıza isterler. Çok secde ettikleri yüzlerinden belli olur. Bu Onların Tevrat’taki vasıflarıdır. İncil’deki vasıfları da şöyledir: Onlar, ekine benzer. İnce bir filiz yerden çıkıp kalınlaşıp yükseldiği gibi, az ve kuvvetsiz oldukları halde, kısa zamanda etrafa yayılmaları, kâfirleri kızıp, öfkelendirdi.) [Feth 29] (Eshaba kızanın kâfir olduğu bu âyette de bildiriliyor.)

(İnanıp iyi işler yapanlar, cennet ehlidir. Orada ebedi kalırlar. Onların altlarından ırmaklar akarken, kalblerinde kinden ne varsa hepsini çıkarıp atarız. Onlar derler ki: “Hidayetiyle bizi bu nimete kavuşturan Allah’a hamd olsun! Allah bizi doğru yola iletmeseydi kendiliğimizden doğru yolu bulamazdık. Rabbimizin resulleri gerçeği getirmişler.” Onlara: İşte size cennet; yapmış olduğunuz iyi amellere karşılık ona vâris kılındınız diye seslenilir.) [Araf 42-43]
(Takva sahipleri, cennetlerde ve pınar başlarında olacak, onlara “Emniyet ve selametle girin” denilecektir. Biz, onların kalblerindeki kini söküp attık; onlar köşkler üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olacaklardır.) [Hicr 45-47]

Ehl-i sünnet âlimleri, bu âyetleri de, delil getirerek, seçilmiş bir ümmet olan Eshab-ı kiramın birbirlerini çok sevdiklerini, birbirine karşı çok merhametli olduklarını, kalblerinde birbirlerine karşı en ufak kin bulunmadığını bildirmişlerdir. Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:
(Eshabımın hiçbirine dil uzatmayın. ) [Ebu Davud]

(Eshabımı seven, beni sevdiği için sever, sevmeyen de, beni sevmediği için sevmez.) [Buhari]
(Eshab ve akrabamı sevip peygamberlik hakkımı koruyanları, Allahü teâlâ, dünya ve ahirette zararlardan korur. Onları incitenlere de azap eder.) [Taberani]
(Eshabımın ismini işitince susun, şanlarına yakışmayan söz söylemeyin!) [Taberani]
(Eshabım arasında çıkacak fitnelere karışanları, Allahü teâlâ benimle olan sohbetleri hürmetine affeder, sonra gelenler, bu fitnelere karışan Eshabıma dil uzatarak cehenneme gider.) [Müslim]









Copyright © HuzuraDogru

Yayinlanma:: 2004-03-22 (512 Okunma)

[ Geri Dön ]
Haberler
 Sağlık
 Eğitim
 Bilim-Teknik
 İnternet
 Çevre
 Kültür
 Haber Arşivi
 Hava Durumu
 
Yazarlar
Mehmet Ali Demirbaş
mehmetali.demirbas@tg.com.tr

Şart an­la­mın­da­ki va­cib­ler
Mehmet Oruç
mehmet.oruc@tg.com.tr

Her dert ö­lüm­den bir par­ça­dır!
Osman Ünlü
osman.unlu@tg.com.tr

Hu­zur­suz­lu­ğun kay­na­ğı
Abdüllatif Uyan
abdullatif.uyan@tg.com.tr

Sev­gi böy­le o­lur
Prof.Dr. R. Ayvallı


­Haz­ret­-i Mevlânâ -1-
İsmail Yağcı
ismail.yagci@tg.com.tr

Ürdün’deki mahzun Türk şehitliği
M.Said Arvas
msarvas@ihlas.net.tr

Me­lek­ler­le be­ra­ber­dik...
Dr. Şükrü Cido
info.turkiye@tg.com.tr

DEHB’li ço­cuk­la­rın o­kul du­rum­la­rı
Vehbi Tülek
vehbi.tulek@tg.com.tr

Be­de­ni in­san, ba­şı ­mer­keb o­lan â­lim!
Ünal Bolat
unal.bolat@tg.com.tr

Ta­mer Baş­ça­vu­şun p­las­tik ib­ri­ği...
 
İsimler