HuzuraDogru
Dini Bilgiler
 İman-İtikat
 Namaz
 Namaz Sûreleri
 Gusül
 Abdest
 Oruç
 Zekat
 Hac
 Kurban
 Ahlâk
 Evlilik ve Aile
 Kur'ân-ı Kerim
 Peygamberimiz
 Peygamberler
 Eshab-ı Kiram
 Alimlerin Hayatı
 Mübarek Günler
 Dualar
 
Sözlük & Ansiklopedi
· Dini Terimler
· Sağlık Ansiklopedisi
· Evliyalar Ansiklopedisi
· İsimler Sözlüğü
· Sağlık Sözlüğü
 
Hayatın içinde
 Hikaye
 Masal
 Tarih
 Şiir
 Fıkralar
 
Günün Sözü
 
Namaz Vaktileri
 
Arama


 
Sahabenin kerameti





Eshab-ı kiram, bütün evliya-i kiramdan üstün olduğu halde, kerametlerinden az bahsedilmesinin sebebi, onların kerametlerinin az olması değildir. Menkıbelerini anlatan bütün kitaplar tercüme edilmediği için bize az gibi geliyor. Camiul-keramat kitabında birçok sahabinin kerametleri anlatılıyor.

Allahü teâlâ, hepsine Cenneti va’dettim, hepsinden razıyım, onlar da benden razıdır buyuruyor. Bunu Kur’an-ı keriminde buyuruyor. Bundan daha üstün rütbe olur mu?
Allahü teâlânın Habibim buyurduğu, Âlemlere rahmet olarak gönderdim buyurduğu Peygamber efendimizin arkadaşları, dostları, bir kısmı da akrabaları oldular. Bundan daha üstün rütbe olur mu?

Canlarını mallarını Allah için, Onun Habibine, Onun dinine feda ettiler. Kıyamete kadar, kendilerinden sonra gelen müslümanlara İslamiyet’in gelmesine vesile oldular. Bundan daha üstün rütbe olur mu?

Peygamber efendimizin en büyük mucizesi olan Kur’an-ı kerimi onlar topladı, onların sözbirliğiyle mushaf haline getirildi. (Kur’anı biz indirdik, elbette yine onu biz koruyacağız.) [Hicr 9] âyet-i kerimesi pek meşhurdur. Allahü teâlânın, yüce kelamını korumaya onları vesile etmesinden daha büyük rütbe olur mu?
İslamiyet’i kendilerinden sonrakilere onlar ulaştırdı. Kıyamete kadar her müslümanın sevaplarından onlara da yazılıyor. Onların derecesine kim ulaşabilir?
Bu rütbelerin, bu üstünlüklerin yanında, cahillerin görmek istediği keramet, okyanusun yanındaki damla su gibi bile değildir.

Bununla beraber herkes tarafından daha iyi anlaşılması için az daha açıklama yapalım:
Onların kerametlerinin, sonra gelen evliyaya göre daha az görülmesinin birkaç sebebi vardır. Hadis-i şerifte, (Eshabım gökteki yıldızlar gibidir) buyuruldu. Yıldızlar, gündüz de mevcut iken, geceleyin görülür. Gündüz, güneşin ışıkları, yıldızların görülmesine manidir. En parlak bir ışık bile, gündüz güneş ışığının yanında pek zayıf kalır. İki cihan güneşi Muhammed aleyhisselamın nuru ve mucizeleri yanında da Eshab-ı kiramın kerameti, elbette gölgede kalır.

İkinci husus, insanların iman etmeleri için, Peygamberlerin mucize göstermeleri gerekir. Evliyanın keramet göstermesi gerekmez. Hatta keramet göstermekten haya ederler.
Asr-ı saadetteki insanların imanı kuvvetli idi. Kerametle imanlarının kuvvetlenmesine ihtiyaç yok idi. Daha sonra gelenlerin imanı zayıfladı. İmanlarının kuvvetlenmesi için keramete ihtiyaç hasıl oldu. Onun için daha sonra gelen evliyada keramet çok görüldü. (Şevahid-ün-nübüvve)
Buna rağmen birkaç da örnek verelim:
Hz. Ebu Bekir, vefat edeceği zaman, (Ya Âişe, bir oğlum ile iki kızım sana emanettir) dedi. (Babacığım benim bir kız kardeşim var, öteki nerede?) diye sorunca, (Hanımım hamiledir) dedi.

Vefatından sonra bir kızı doğdu.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Geçmiş ümmetler içinde vukuundan önce bazı şeyleri haber veren keramet ehli zatlar vardı. Ümmetimden ise Ömer onlardandır.) [Müslim]
Hz. Ömer, Medine’de hutbe okurken, İran’a gönderdiği ordu mağlup olmak üzere iken, bu hali görüp, kumandana, (Ya Sariye, arkanı dağa ver) buyurdu. O da, dağa yanaştı ve zafere kavuştu.

Hz. Osman, yanına gelen birine, (Gözünde zina eseri var. Bir kadına bakmışsın) buyurdu. O kimse, (Nereden bildin) dedi. Hz. Osman da, (Müminin firasetinden korkun, o, Allah’ın nuru ile bakar) hadis-i şerifini bildirdi. (Buhari)

Hz. Ali, vefat edeceği zaman, (Tabutumu Arneyn’e götürün, orada ışık saçan bir kaya görürsünüz. Beni oraya defnedin!) buyurdu. Öyle yaptılar, buyurduğu gibi buldular. (Şevahid)
Hz. Ömer’in oğlu Abdullah, insanların yolunu kesen aslana, (Derhal uzaklaş) buyurunca, aslan kuyruğunu sallayarak uzaklaştı. İbni Ömer hazretleri, “Resulullah doğru söyledi” diyerek, (Allah’tan korkandan her şey korkar) hadis-i şerifini bildirdi. (Hakim)
Hz. Hubeyb, esir edilince, yanına gelenler, onun önünde taze üzüm görürlerdi. (Buhari)
Avn bin Abdullah güneşte uyurken, bir bulut ona gölge ederdi. (Ebu Nuaym)

Abdülgani Nablüsi hazretleri buyurdu ki:
(Evliyalığı inkâr etmek, dinin bir hükmünü inkâr etmek gibi küfürdür. Evliya ve peygamber, ne kadar yüksek olursa olsun kuldur. Harika, keramet hasıl olmasında, kulların hiç tesiri yoktur. Her şeyi yalnız Allahü teâlâ yaratmaktadır. Ancak Allahü teâlâ, peygamberlerini ve evliyasını başka kullarından üstün tutmuş, başkalarına vermediği keramet ve mucize gibi harikaları, nimetleri bu zatlara ihsan etmiştir. Evliya, Resulullahın vârisidir. Vâris olan, vârisi olduğu zatın bütün üstünlüklerine kavuşur.) (Hadika)
Evliyanın kerameti, enbiyanın mucizelerinin devamıdır. Bu ümmetin evliyasından hasıl olan kerametler de Peygamber efendimizin mucizesidir. (Huccetullahi alel âlemin)









Copyright © HuzuraDogru

Yayinlanma:: 2004-03-22 (541 Okunma)

[ Geri Dön ]
Haberler
 Sağlık
 Eğitim
 Bilim-Teknik
 İnternet
 Çevre
 Kültür
 Haber Arşivi
 Hava Durumu
 
Yazarlar
Mehmet Ali Demirbaş
mehmetali.demirbas@tg.com.tr

Şart an­la­mın­da­ki va­cib­ler
Mehmet Oruç
mehmet.oruc@tg.com.tr

Her dert ö­lüm­den bir par­ça­dır!
Osman Ünlü
osman.unlu@tg.com.tr

Hu­zur­suz­lu­ğun kay­na­ğı
Abdüllatif Uyan
abdullatif.uyan@tg.com.tr

Sev­gi böy­le o­lur
Prof.Dr. R. Ayvallı


­Haz­ret­-i Mevlânâ -1-
İsmail Yağcı
ismail.yagci@tg.com.tr

Ürdün’deki mahzun Türk şehitliği
M.Said Arvas
msarvas@ihlas.net.tr

Me­lek­ler­le be­ra­ber­dik...
Dr. Şükrü Cido
info.turkiye@tg.com.tr

DEHB’li ço­cuk­la­rın o­kul du­rum­la­rı
Vehbi Tülek
vehbi.tulek@tg.com.tr

Be­de­ni in­san, ba­şı ­mer­keb o­lan â­lim!
Ünal Bolat
unal.bolat@tg.com.tr

Ta­mer Baş­ça­vu­şun p­las­tik ib­ri­ği...
 
İsimler