HuzuraDogru
Dini Bilgiler
 İman-İtikat
 Namaz
 Namaz Sûreleri
 Gusül
 Abdest
 Oruç
 Zekat
 Hac
 Kurban
 Ahlâk
 Evlilik ve Aile
 Kur'ân-ı Kerim
 Peygamberimiz
 Peygamberler
 Eshab-ı Kiram
 Alimlerin Hayatı
 Mübarek Günler
 Dualar
 
Sözlük & Ansiklopedi
· Dini Terimler
· Sağlık Ansiklopedisi
· Evliyalar Ansiklopedisi
· İsimler Sözlüğü
· Sağlık Sözlüğü
 
Hayatın içinde
 Hikaye
 Masal
 Tarih
 Şiir
 Fıkralar
 
Günün Sözü
 
Namaz Vaktileri
 
Arama


 
Ebu Bekr-i Sıddık




Sayfa: 1/7


Ebu Bekr-i Sıddık hazretleri Peygamberlerden sonra, Eshab-ı kiramın ve insanların en üstünüdür. Asıl adı Abdullah bin Ebu Kuhafe bin Amir bin Amr bin Kab bin Sad bin Teym bin Murre'dir. Babasının adı Osman olup, Kuhafe lakabıyla meşhurdur. Annesinin adı ise Selma binti Şahr'dır. Ümmül Hayr lakabıyla tanınmaktadır. Hz. Ebu Bekir, Peygamber Efendimizden 2 yıl 3 ay küçüktür, Fil vak'asından sonra miladi 573 yılında dünyaya gelmiştir. Müslüman olmadan önce adı, Abdulkâbe idi.

Peygamberimize (aleyhisselam) iman ettikten sonra Onun ismini "Abdullah" olarak değiştirdi. 38 yaşında müslüman olmakla şereflenen Hz. Ebu Bekir; Peygamber efendimizin vefat ettiği gün halife seçildi. Hilafeti 2 sene 3 ay 10 gün sürdü. 63 yaşında iken hicretin 13 (m. 634) yılında Cemaziyel-ahir ayının yedisinde Pazartesi günü hastalandı, 15 gün hasta olarak yattıktan sonra vefat etti. Cenaze namazını Hz. Ömer kıldırdı. Peygamber efendimizin kabrinin bulunduğu Hücre-i Seadete defnedildi.

Hz. Ebu Bekir, Aşere-i Mübeşşerenin yani Cennetle müjdelenen on sahabenin birincisidir. Peygamber efendimizin kayınpederi, Hz. Âişe'nin babasıdır. Hz.Ebu Bekirin Resulullah efendimize fevkâlâde sadâkât ve sevgisi vardı. Vefatına, Peygamberimizden ayrıldığından duyduğu aşırı üzüntüsü, gammı ve hasreti sebep olmuştur. Çünkü Ona karşı olan, sevgisi ve bağlılığı kelimelerle tarif edilemiyecek kadar çoktur.

Peygamber efendimiz de, Hz. Ebu Bekiri çok severdi. Onun için bizzat kendisine "Sen Allahü teâlânın Cehennemden atiki (yani azat ettiği kimse)sin" ve "Cehennemden atik olan (azat edilmiş kimse/ görüp sevinmek isteyen kimse, Ebu Bekre baksın" buyurması bunun bir alametidir.

Bir rivayette de, Hz. Ebu Bekir'in annesi Ümmül Hayr-i Selma'nın bir iki evladı olmuş ise de hiçbirisi yaşamamış olduğundan, Hz. Ebu Bekir doğduğu zaman, annesi kucağına alıp, Kâ'beye götürmüş ve yaşaması için "Allah’ım bu çocuğu ölümden azat edip bana bağışla" diye dua eyleyince; Kâ'benin her yanında "Ya Emetellah, sana müjdeler olsun ki, çocuğun yaşayacak, seni pek sevindirecek Tevrat'da adı Sıddık olarak bildirildi" nidası geldi. Oradakilerin hepsi bunu duydular.

Hz. Ebu Bekir, ilk imana gelen, müslümanlıkla şereflenen hür erkektir. Kadınlardan ilk imana gelen Hz. Hatice, kölelerden Zeyd bin Harise ve çocuklardan Hz. Ali'dir. Müslüman olmadan evvel, gençliğinde de Resulullahın arkadaşı idi. Büyük bir tüccardı. Bütün malını, evini barkını Resulullahın uğrunda harcadı.

Hz. Ebu Bekir, İslamiyeti kabul etmesine kadar geçen 38 senelik hayatında asla içki kullanmamış, putlara tapmamış, her türlü sapıklıktan, hurafelerden kaçınmış, iffetiyle ve güzel ahlakı ile tanınmış bir kişiydi. Kavmi arasında sevilen ve saygı gösterilen birisi olup, fakirlere yardım eder, muhtaç olanları gözetirdi. Dürüst bir tüccardı. Herkesin ona sonsuz bir itimadı vardı.

Hz. Ebu Bekire Resulü Ekrem (aleyhisselam), Peygamberliğini bildirip müslüman olmasını teklif ettiği zaman, hiç tereddüt etmeden İslamiyeti kabul etmişti. Babası, annesi, çocukları ve torunları da müslümanlığı kabul etti. Peygamberimizi görüp Eshab-ı kiramdan olmakla şereflendiler. Eshab-ı kiramdan hiçbiri, böyle bir şerefe nail olmamıştır.

Onun müslüman oluşu hakkında bildirilen haberler çeşitlidir. Şöyle ki; Hz. Ebu Bekir, İslamiyeti kabul etmeden yirmi sene önce, bir rüya görmüştü: "Gökten dolunay inip, Kâbe-i muazzamaya gelmiş ve sonra parça parça olmuş, parçalardan her biri, Mekke evlerinden biri üzerine düşmüş, sonra bu parçalar bir araya gelerek gök yüzüne yükselmişti. Hz. Ebu Bekir'in evine düşen parça ise, gök yüzüne yükselmemişti. Hadiseyi gören Hz. Ebu Bekir hemen evin kapısını kapamış sanki bu ay parçasının gitmesine mani olmuştu."

Hz. Ebu Bekir heyecanla rüyadan uyanmış, sabah olunca, hemen, yahudi âlimlerinden birisine koşup, rüyasını anlatmıştı. O âlim cevabında: "Bu karışık rüyalardan biridir, onun için tabir edilmez" demişti. Fakat bu rüya, Hz. Ebu Bekir'in zihnini kurcalamaya devam etmiş, yahudinin cevabı, Onu tatmin etmemişti. Bundan dolayı bir zaman sonra ticaretlerinden birinde, yolu rahip Bahira'nın diyarına uğramıştı. Gördüğü rüyasının tabirini Bahira'dan isteyince, Bahira, Sen neredensin? dedi. Hz. Ebu Bekir, Kureyştenim diye cevap verince, Bahira, Mekke'de bir peygamber ortaya çıkıp hidayet nuru Mekke'nin her yerine ulaşacak, sen hayatında Onun veziri, vefatından sonra da, halifesi olacaksın dedi.

Hz. Ebu Bekir bu cevaba çok hayret etmişti. Hz. Ebu Bekir bu rüyasını ve tabirlerini, Peygamber efendimiz, peygamberliğini açıklayıncaya kadar kimseye söylememişti.




Sonraki Sayfa (2/7) Sonraki Sayfa


Haberler
 Sağlık
 Eğitim
 Bilim-Teknik
 İnternet
 Çevre
 Kültür
 Haber Arşivi
 Hava Durumu
 
Yazarlar
Mehmet Ali Demirbaş
mehmetali.demirbas@tg.com.tr

Şart an­la­mın­da­ki va­cib­ler
Mehmet Oruç
mehmet.oruc@tg.com.tr

Her dert ö­lüm­den bir par­ça­dır!
Osman Ünlü
osman.unlu@tg.com.tr

Hu­zur­suz­lu­ğun kay­na­ğı
Abdüllatif Uyan
abdullatif.uyan@tg.com.tr

Sev­gi böy­le o­lur
Prof.Dr. R. Ayvallı


­Haz­ret­-i Mevlânâ -1-
İsmail Yağcı
ismail.yagci@tg.com.tr

Ürdün’deki mahzun Türk şehitliği
M.Said Arvas
msarvas@ihlas.net.tr

Me­lek­ler­le be­ra­ber­dik...
Dr. Şükrü Cido
info.turkiye@tg.com.tr

DEHB’li ço­cuk­la­rın o­kul du­rum­la­rı
Vehbi Tülek
vehbi.tulek@tg.com.tr

Be­de­ni in­san, ba­şı ­mer­keb o­lan â­lim!
Ünal Bolat
unal.bolat@tg.com.tr

Ta­mer Baş­ça­vu­şun p­las­tik ib­ri­ği...
 
İsimler