HuzuraDogru
Dini Bilgiler
 İman-İtikat
 Namaz
 Namaz Sûreleri
 Gusül
 Abdest
 Oruç
 Zekat
 Hac
 Kurban
 Ahlâk
 Evlilik ve Aile
 Kur'ân-ı Kerim
 Peygamberimiz
 Peygamberler
 Eshab-ı Kiram
 Alimlerin Hayatı
 Mübarek Günler
 Dualar
 
Sözlük & Ansiklopedi
· Dini Terimler
· Sağlık Ansiklopedisi
· Evliyalar Ansiklopedisi
· İsimler Sözlüğü
· Sağlık Sözlüğü
 
Hayatın içinde
 Hikaye
 Masal
 Tarih
 Şiir
 Fıkralar
 
Günün Sözü
 
Namaz Vaktileri
 
Arama


 
Sen kalbe bak





PRIVATESual: Bazı kimseler hiç ibâdet etmediği ve her çeşit günâhı işlediği hâlde, "benim kalbim temizdir, sen kalbe bak" diyorlar. Kalb nasıl kirlenir, nasıl temizlenir?

CEVAP
Önce kalb ile yüreğin tarifini yapalım! Kalb, göğsümüzün sol tarafındaki et parçası değildir. Buna, yürek denir. Yürek, hayvanlarda da bulunur. Kalb, yürekte bulunan bir kuvvettir. Görülmez. Ampulde bulunan elektrik cereyanı gibidir. Buna, kalb veya gönül diyoruz. Gönül, insanlarda bulunur. Hayvanlarda bulunmaz.

Bedendeki bütün a'zâ, kalbin emrindedir. His uzuvlarımızın duydukları bütün bilgiler kalbde toplanır. İnsanın, inanmak, sevmek, korkmak, kalbindedir. İtikâd eden, yanî îmân eden ve kâfir olan, kalbdir. Güzel, iyi ahlâkın ve kötü huyların yeri kalbdir. Kalbi temizlemek için riyâzet ve mücâhede lâzımdır. Riyâzet, nefsin arzûlarını yapmamaktır. Nefsimiz, harâmları, mekrûhları arzû eder.

Bunlardan kaçmak lâzımdır. Mücâhede, nefsin istemediği şeyleri yapmak demektir. Nefsimiz, iyilik ve ibâdet yapmak istemez. İyilik ve ibâdet ederek kalbi temizlemelidir! Allahü teâlâ, dinleri, Peygamberleri, kalbi temizlemek için gönderdi. Kalbi temiz olan, dînimizin emirlerine uyar, yasak ettiklerinden kaçar. Kalbi kötü olan kimse, İslâmiyetten kaçar. Dînimizin emirlerini gericilik, tutuculuk olarak kabûl eder. Dîne uymamayı da ilericilik, uygarlık, özgürlük olarak bilir.

"Sen kalbe bak" demek
Namaz kılmıyan ve kendisine farz olan diğer ibâdetleri yapmıyan kimsenin kalbi temiz olmaz. Günâh işliyenlerin kalbi temiz olmaz. Günâh kalbi karartır. Zaten namaz kılmamak en büyük günâhlardan biridir. Hattâ namaz kılmıyana kâfir diyen âlimler bile olmuştur. Namaz kılmıyanın, içki içenin kalbi çok kararmış demektir. Her türlü rezâleti işleyip de, "sen kalbe bak" demek, dinsizlerin veya din câhillerinin sözüdür. Bir yazar, kitabında, bir fâsıkı överken, "çok içki içerdi. Şarabı hamamın kurnasına koyar, oradan içerdi; fakat tertemiz, pırıl pırıl bir kalbi vardı" diyor. Allahü teâlâ ve Peygamber efendimiz, namaz kılmıyanın ve içki içenin kalbi temiz olmaz buyururken, câhil yazar, böyle söylemekle Allahı ve Resûlullahı yalancı çıkarmaya çalışıyor.

Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: (Bir kimse, günâh işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta hâsıl olur. Eğer tevbe ederse, o leke silinir. Tevbe etmeyip tekrar günâh işlerse, o leke büyür ve kalbin tamamını kaplar, kalb, kapkara olur.) [Harâitî] Imâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:Allahü teâlânın emîrlerini yapmamak kalbin bozuk olmasındandır. Kalbin bozuk olması, dîne tam inanmamaktır. Îmânın alâmeti, dînin emîrlerini seve seve yapmaktır. [Namaz kılmayıp günâh işliyenin, (benim kalbim temiz, sen kalbe bak) demesinin ne kadar câhilce bir söz olduğu buradan da anlaşılır.] Kalb, sevgi yeridir. Sevgi bulunmıyan kalb ölmüş demektir. Kalbde, ya dünya sevgisi veya Allah sevgisi bulunur.

Allahı anarak, ibâdet yaparak, kalbden dünya sevgisi çıkarılınca, kalb temiz olur. Bu temiz kalbe, Allah sevgisi, kendiliğinden dolar. Günâh işleyince, kalb kararır, hastalanır, dünya sevgisi yerleşir ve Allah sevgisi gider. Kalbin bu hâli, bir şişeye benzer. Su doldurunca, havası çıkar. Suyu boşaltınca, hava kendiliğinden dolar. Bir bardaktaki hava çıkmadıkça içine su girmez. İçine su koyunca da, bu suyu çıkarmadan başka şey koyulmaz. Kalb de bardak gibidir. Kalbi Allah sevgisiyle doldurmak için, başka her şeyi temizlemek lâzımdır. Bir kalbde iki veya daha fazla sevgi bulunamaz. Kur'ân-ı kerîmde, (Allah, insanın içinde iki kalb yaratmamıştır) buyuruluyor. (Ahzâb 4)

Nefs-i emmâre, dîne inanmaz. Bunun için, nefsi, tezkiye etmek, kötülüklerden temizlemek ve fazîletlerle doldurmak lâzımdır. Şems sûresinde meâlen, (Nefsini tezkiye eden kurtuldu. Nefsini, günâhta, cehâlette, dalâlette bırakan zarar etti) buyuruldu.

Günahkarların kalbleri
Hadîka'da buyuruluyor ki: Harâm işliyenlerin, sen kalbime bak, kalbim temiz demeleri yanlıştır. Müslümanları aldatmaktır. Ancak dînin emîr ve yasaklarına uyanın kalbi temiz olur. Peygamber efendimiz, (Günâha devam edenlerin zamanla kalbi mühürlenir. O, artık sevâb işleyemez olur) buyuruyor. (Bezzâr)

(Lâ ilâhe illallah) kelimesini çok söylemek, kalbi temizlemekte çok tesîrlidir. Hergün, belli miktar okumak iyi olur. Abdestli ve abdestsiz söylenebilir. (c.1, m.14.)

Rabbimizin gazabını söndürmek için (Lâ ilâhe illallah) güzel kelimesinden daha faydalı birşey yoktur. Bu güzel kelime, Cehenneme götüren gazabı söndürünce, daha küçük olan başka gazablarını elbette söndürür. Bu güzel kelime, Kıyâmet için ayrılmış olan 99 rahmet hazînesinin anahtarıdır. Küfür karanlıklarını, şirk pisliklerini temizlemek için, bu güzel kelimeden daha kuvvetli, hiçbir yardımcı yoktur. Bir kimse, bu kelimeye inanınca, îmânın zerresi hâsıl olur. (c.2, m.37)

Allahı anmanın, Lâ ilâhe illallah demenin faydalı olabilmesi için dînimize uymak şarttır. Farzları ve sünnetleri yapmak ve harâmlardan ve şüphelilerden sakınmak lâzımdır. (m.190) Kalbin Allahü teâlâdan başka şeyleri sevmesi onu karartır, paslandırır. Bu pası temizlemek lâzımdır. Temizleyicilerin en iyisi sünnet-i seniyyeye uymaktır. Sünnet-i seniyyeye uymak, nefsin kalbi karartan isteklerini yok eder.

Sual: Kimliğini bilmediğim, hoca olduğunu sandığım birisi, bir radyoda, “Önyargılı davranmamalı” diyerek şöyle konuşuyordu: “İçki içmeyenleri hatasız, içki içenleri hatalı sanmak çok ama çok yanlış bir düşüncedir. Kumar oynamayanları hatasız, kumar oynayanları hatalı sanmak çok ama çok yanlış bir düşüncedir. Namaz kılanları hatasız, namaz kılmayanları hatalı sanmak çok ama çok yanlış bir düşüncedir. Dine uygun tesettürlü bir bayan hatasız, tesettürsüzler hata içerisinde gibi bir duyguya kapılmak çok ama çok yanlış bir düşünce. Dürüstlük giyim kuşamla değil yetişme tarzı ve karakterle ilgilidir. İnsanları giyim kuşamıyla yargılamak çok ama çok yanlıştır. Büyük hatadır. Böyle yanlış duygu ve düşünceye kapılanlar bu yanlışlarından vazgeçmelidir.” Bu adam din cahili değil mi?

CEVAP
Elbette din cahili. Olmaz ki, böyle de konuşulmaz ki... Bu zamanda kimler söz sahibi oluyor, kimler din adına ahkam kesiyor böyle....

Bir insanın iyi veya kötü olduğu, konuşmalarından, hareketlerinden, yaptığı işlerden anlaşılır. Bir hadis-i şerifte, (Her kaptan içindeki sızar) buyuruluyor. İmam-ı Rabbani hazretleri de, “Görünüşümüz, bâtınımızın [içimizin] alâmetidir” buyuruyor. Yunus Emre de diyor ki:

Kim ki edepsiz gezer, ergeç yolundan azar
Dış yüzüne o sızar, içinde ne var ise.

İstisnalar hariç, bir adamın işine bak, giyinişine bak, ne mal olduğu belli olur. İstisna olanları hüküm gibi ortaya atmak yanlıştır, hem de çok yanlıştır. Birkaç örnek verelim:

Minare olan yerde cami var demektir. Sünnet olmak Müslümanlık alameti sayılır. Sünnetsiz birini görsek buna gayri müslim demek yanlış olur. Türk bayrakları dalgalan yerin Türkiye, polis elbisesi giyenlerin de polis olduğu anlaşılır. Ancak başka ülkede de Türk bayrağı dalgalanabilir, polis olmayan biri de, polis elbisesi giyebilir. Ama bunlar istisnadır. İstisnalara bakıp da genel bir hüküm verilemez.

Allah korkusunun alameti, haramlardan kaçmaktır. Her günahı çok tehlikeli görmelidir! Müminin alametlerinden biri de günahını çok tehlikeli görür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Mümin günahını başucunda, hemen üstüne yıkılacak bir dağ gibi görür. Münafık ise burnuna konmuş hemen uçacak sinek gibi görür.) [Buharî]

Bedenin bozuk olması, yani günah işlemek, kalbin bozuk olmasının alametidir. Açık saçık gezenlerin veya başka günah işleyenlerin, (sen, kalbe bak, kalbim temizdir ) demelerinin bir kıymeti, bir doğruluğu yoktur, yanlıştır. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:

(Kalb bozuk olunca, bedenin işleri de hep bozuk olur.) [Beyhekî]

İçki içen, kumar oynayan, namaz kılmayan, açık saçık gezen, ne kadar iyi birisi olursa olsun, bir kere açıktan işlediği bir günahı vardır. O peşinen salih birisi olmayı kaybetmiş, fâsık sınıfına girmiştir. Allahın emrine isyan ediyor. Tesettürlü olan, çok kötü olsa bile, açıkça bir günahı görülmemektedir. Fahişelerin hemen hepsi açık saçık giyinir. Tesettürlü kadından da fahişe olabilir, ama bu oran çok azdır. Onun için kıyafetlerin önemi inkâr edilemez. “Dürüstlük giyim kuşamla değil” diyen câhillere itibar etmemelidir. Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:

(Din câhillerinin çoğalması, kıyâmet alâmetlerindendir.) [Buhârî]









Copyright © HuzuraDogru

Yayinlanma:: 2004-03-03 (661 Okunma)

[ Geri Dön ]
Haberler
 Sağlık
 Eğitim
 Bilim-Teknik
 İnternet
 Çevre
 Kültür
 Haber Arşivi
 Hava Durumu
 
Yazarlar
Mehmet Ali Demirbaş
mehmetali.demirbas@tg.com.tr

İman güzeldir
Mehmet Oruç
mehmet.oruc@tg.com.tr

Sabır ve metanet...
Osman Ünlü
osman.unlu@tg.com.tr

Cömertlik, vermekten lezzet almaktır
Abdüllatif Uyan
abdullatif.uyan@tg.com.tr

Doğmadan keramet gösterdi!..
Prof.Dr. R. Ayvallı


Kurban kesmenin fazîleti
İsmail Yağcı
ismail.yagci@tg.com.tr

Devlete müdahale olur mu?..
M.Said Arvas
msarvas@ihlas.net.tr

Cennetin yolu dünyadan geçer!..
Dr. Şükrü Cido
info.turkiye@tg.com.tr

Konuşma destek önerileri
Vehbi Tülek
vehbi.tulek@tg.com.tr

Sabâ rüzgârı...
Ünal Bolat
unal.bolat@tg.com.tr

Kendi kendimden utandım!..
 
İsimler