HuzuraDogru
Dini Bilgiler
 İman-İtikat
 Namaz
 Namaz Sûreleri
 Gusül
 Abdest
 Oruç
 Zekat
 Hac
 Kurban
 Ahlâk
 Evlilik ve Aile
 Kur'ân-ı Kerim
 Peygamberimiz
 Peygamberler
 Eshab-ı Kiram
 Alimlerin Hayatı
 Mübarek Günler
 Dualar
 
Sözlük & Ansiklopedi
· Dini Terimler
· Sağlık Ansiklopedisi
· Evliyalar Ansiklopedisi
· İsimler Sözlüğü
· Sağlık Sözlüğü
 
Hayatın içinde
 Hikaye
 Masal
 Tarih
 Şiir
 Fıkralar
 
Günün Sözü
 
Namaz Vaktileri
 
Arama


 
Vaktin girmediği yerlerde namaz ve oruç





Sual: Almanya'da müslümanların kimi, yatsı ve sabahın vakti girmeyen yerlerde cemaatle nâfile namaz kılıyor, kimi kazâ kılıyor. Doğrusu nedir? Oruçlarını nasıl tutarlar?

CEVAP
Bazı kusurlardan dolayı müslümanların bölünmesi doğru değildir. Müslümanlık, birlik dînidir. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: (Cemâatte rahmet, ayrılıkta azâb vardır.) [Beyhekî]

(Allahü teâlâ bir topluluğu mağfiret ederse, onların içinden birini ayırıp mağfiret etmemekten hayâ eder.) [Ebû Şeyh]

(Şeytan, insanın kurdudur. Sürüden ayrılan koyunu kurt yakaladığı gibi, şeytan da İslâm topluluğundan ayrılanı yakalar. Sakın ayrılmayın, câmi ve cemâatlerde bulunun!) [Tirmizî]

İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Rûm sûresinin 32. âyet-i kerîmesini açıklarken, (Her fırka, doğru yolda olduğunu sanarak sevinmektedir) buyuruyor. Kur'ân-ı kerîmde, (Allahın ipine sarılın) buyuruluyor. Allahın ipinden maksat, cemâattir. Cemâat da fıkıh ve ilim sahiplerinin yoludur. Fıkıh âlimlerinden bir karış ayrılan sapıtır. (Tahtâvî)

Kur'ân-ı kerîmde, beş vakit namazın vakitleri, çeşitli âyet-i kerîmelerde bildirildiği hâlde, "Beş vakit namaz" tabîri geçmez. Bunun hikmetlerinden birisi de, kutuplara yakın yerlerde, beş vakit namazın hepsinin vaktinin girmemesidir. Şâfiî âlimlerinin çoğuna göre, yatsı ve sabah namazının vakti girmeyen yerlerde bu namazlar, vakitleri giren en yakın bölgeye kıyâs edilerek kılınır.

Hanefî âlimlerinin çoğuna göre de, vakit girmediği için bu iki namaz farz olmaz. Nitekim, ayakları olmayan kimse için abdestin farzı dört değil, üçtür. Biri sâkıt olmuştur. Bulunmayan ayaklar yerine vücûdun başka yerini yıkamak gerekmez.

Zengin, islâmın beş şartını da yapmakla mükellef iken, fakire zekât vermek ve şartları yoksa, hacca gitmek de farz değildir. Şu hâlde îfâ bakımından, islâmın şartı zengine göre beş iken, fakire göre üç olmaktadır. Fakire de, (Sen islâmın beş şartını yapmaya mecbursun) denilemez. Çünkü onda zenginlik şartı yoktur. Muayyen özrü on gün devam eden bir kadın, her ay on gün namaz kılmaz. Çünkü namaz kılmak için hadesten tahâret şartı mevcut değildir. Özürden kurtulunca kazâ etmesi de emredilmemiştir. Kısa gecelerde şafak kaybolmadan fecrin tulû ettiği memleketlerde, yatsı ve vitrin vakitleri girmediği için bu namazları kılmak lâzım değildir. (Ni'met-i Islâm)

Halebî'de buyuruluyor ki:
Vakit girmedikçe, namaz farz olmaz. Nitekim Sadrüddîn Bürhan-ül eimme hazretleri, (Vakti girmediği için yatsı namazı size farz olmaz) diye fetvâ vermiştir. Şems-ül-eimme Hulvânî hazretleri, (Vakit girmiyen yerlerde yatsı namazı kazâ olarak kılınır) diye fetvâ vermiştir. Ancak daha sonra, bu fetvâyı duyan Harezm'de Şeyh-i Kebir Bakkâli hazretleri, (Vakit girmiyen yerlerde yatsı namazı farz olmaz) diye fetvâ verdi. İmâm-ı Hulvânî hazretleri bu fetvâ üzerine, Şeyh-i Kebir hazretlerine, (Beş vakit namazdan birini kaldıran kimse, kâfir olmaz mı?) diye sordurunca, Şeyh-i Kebir hazretleri de, (Dirsekleri ile birlikte elleri veya aşık kemikleri ile birlikte ayakları olmayan kimse için abdestin farzı kaçtır?) dedi. Daha sonra, (İşte bir abdest uzvu noksan olana abdestin farzı, dört değil, üç olduğu gibi, namaz vakitlerinden bazısı girmeyen yerdeki müslümanlara, sadece vakti giren namazlar farzdır) buyurdu.

Bu cevap karşısında, İmâm-ı Hulvânî hazretleri, hakkı teslîm edip, önceki fetvâsından rücû etti. Hanefîde vakit, namazın hem şartı hem de, sebebi olduğu için, sebep bulunmayınca, yani vakit girmeyince, o namaz farz olmaz. Vakit girmeden de kılınmaz. Kazâ etmek de gerekmez. Fakat bazı âlimlere göre bu iki namazı kılmak farzdır. İhtiyâta riâyet etmek çok iyi olur. Bu bakımdan bu iki namaz, (Vaktine yetişip de kılamadığım yatsı veya sabah namazının farzını kılmaya) diye niyet edilerek kılınmalıdır. Bu iki namazı, vakitlerinin başladığı en son günün vakitlerinde kılmak iyi olur.

Seferî olanın, dört mezhebde de oruç tutması farz değildir. Kutuplara ve Ay'a giden müslüman, seferî ise oruç tutmaz. Geriye dönünce kazâ eder. Ramazan ayı gelince, oruç tutmak farz olur. Bu bakımdan gündüzleri çok uzun olan yerlerde ikâmet eden bir müslüman, oruca saat ile başlar, saat ile bozar. Vakitleri normal teşekkül eden en yakın bölgelere kıyâs edilir. O hâlde gündüzleri çok uzun olan yerde yaşayan müslümanlar, gündüzü böyle uzun olmayan bir şehirdeki müslümanların zamanına uyarak oruçlarını tutarlar. (Dürer)









Copyright © HuzuraDogru

Yayinlanma:: 2004-03-04 (762 Okunma)

[ Geri Dön ]
Haberler
 Sağlık
 Eğitim
 Bilim-Teknik
 İnternet
 Çevre
 Kültür
 Haber Arşivi
 Hava Durumu
 
Yazarlar
Mehmet Ali Demirbaş
mehmetali.demirbas@tg.com.tr

İman güzeldir
Mehmet Oruç
mehmet.oruc@tg.com.tr

Sabır ve metanet...
Osman Ünlü
osman.unlu@tg.com.tr

Cömertlik, vermekten lezzet almaktır
Abdüllatif Uyan
abdullatif.uyan@tg.com.tr

Doğmadan keramet gösterdi!..
Prof.Dr. R. Ayvallı


Kurban kesmenin fazîleti
İsmail Yağcı
ismail.yagci@tg.com.tr

Devlete müdahale olur mu?..
M.Said Arvas
msarvas@ihlas.net.tr

Cennetin yolu dünyadan geçer!..
Dr. Şükrü Cido
info.turkiye@tg.com.tr

Konuşma destek önerileri
Vehbi Tülek
vehbi.tulek@tg.com.tr

Sabâ rüzgârı...
Ünal Bolat
unal.bolat@tg.com.tr

Kendi kendimden utandım!..
 
İsimler