HuzuraDogru
Dini Bilgiler
 İman-İtikat
 Namaz
 Namaz Sûreleri
 Gusül
 Abdest
 Oruç
 Zekat
 Hac
 Kurban
 Ahlâk
 Evlilik ve Aile
 Kur'ân-ı Kerim
 Peygamberimiz
 Peygamberler
 Eshab-ı Kiram
 Alimlerin Hayatı
 Mübarek Günler
 Dualar
 
Sözlük & Ansiklopedi
· Dini Terimler
· Sağlık Ansiklopedisi
· Evliyalar Ansiklopedisi
· İsimler Sözlüğü
· Sağlık Sözlüğü
 
Hayatın içinde
 Hikaye
 Masal
 Tarih
 Şiir
 Fıkralar
 
Günün Sözü
 
Namaz Vaktileri
 
Arama


 
Namaz hangi özürle kazaya bırakılabilir





Sual: Namaz, hangi özürle kazâya bırakılabilir ve kazâsı olan nâfile kılabilir mi?

CEVAP
Farz veya vacib olan bir namaz, ancak şu özürlerle kazaya bırakılabilir: Savaşta, düşman karşısında oturarak ve kıbleden başka tarafa dönerek bile namaz kılamazsa, seferde; sel, yırtıcı hayvan, eşkıya, anarşist gibi bir tehlike varsa, namazı oturarak veya hayvan üzerinde ima ile de kılmak mümkün değilse, annenin veya çocuğunun telef olacağı zaman ebenin ve acil ameliyatlarda doktorun müdahalesi esnasında kazaya bırakmak ve uyku, unutmak gibi bir özürle namazı fevt etmek günah olmaz. (Dürr-ül Muhtar)

Bütün fıkıh kitaplarında, fâite, yani kaçırılmış namaz denmektedir. Çünkü, bir müslüman namazlarını terketmez. Ancak yukarıda bildirilen bir özür ile kaçırabilir. Bu bakımdan kaçırılan namaz sayısı az olur. Bugün terkedilmiş namaz sayısı çoktur. Bir özür ile kaçırılmış namaz ile özürsüz, kasten terkedilmiş namazın hükmü aynı değildir. Namazları, yukarıda bildirilen bir özürle fevt ederek kazâya bırakmak günâh olmadığı için, bunların kazâlarını, sünnetleri ve diğer nâfileleri kılacak kadar geciktirmek de günâh olmaz. Uyumak, unutmak gibi bir özürle kılınamıyan namazın hükmü şöyledir: Fevt olmuş namazların kazâlarını kılmak, nâfile kılmaktan daha iyi ise de, 5 vakit namazın sünnetlerini ve hadîs-i şerîfte övülmüş olan Duhâ, Tesbîh, Tehıyyetülmescid gibi belli namazları kılmak böyle değildir. Bunları nâfile niyeti ile kılmalıdır! (R. Muhtâr, Halebî, Hindiyye)

Terkedilmiş namazın hükmü ise şöyledir:
Büyük âlim İbni Nüceym’e soruldu ki, kazâ namazı olan kimse, sünnetleri kılarken kazâya niyet ederek kılsa, sünnetleri terk etmiş olur mu? Cevâbında, (Sünnetleri terk etmiş olmaz. Çünkü sünnetleri kılmaktan maksat, o vakit içinde farzdan başka bir namaz daha kılmaktır. Kazâ kılmakla, sünnet de yerine getirilmiş olur.) [Nevâdir-i fıkhiyye fî mezheb-il-eimmet-il Hanefiyye s.36] Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: (En üstün cihâd, farzları edâdır.) [Taberânî] (Kazâ namazı olanın, kıldığı nâfile namaz kabûl olmaz.) [Dürret-ül-fâhire]

(Herkes nâfile ile meşgûl iken sen farzları tamamla!) [Miftâh-ün-necât] (Allahü teâlâ, “Farz ibâdetle bana yaklaşıldığı gibi, hiçbir şeyle yaklaşılamaz” buyurdu.) [Buhârî] (Farz namaz borcu olanın nâfile kılması, doğurmak üzere olan hâmileye benzer. Doğumu yaklaşmışken, çocuğu düşürür. Artık bu kadına, hâmile denmez, ana da denmez. Bu kimse de böyle olup, farz namazlarını ödemedikçe, Allahü teâlâ, nâfile namazlarını kabûl etmez.) [Fütûh-ul-gayb m.48]

Hanefî mezhebi âlimlerinden Abdülhak-ı Dehlevî, (Bu hadîs, farz borcu olanların, sünnetlerinin de kabûl olmıyacağını göstermektedir) buyuruyor.

Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri buyuruyor ki: (Farz borcu varken sünnet ile meşgûl olmak ahmaklıktır. Çünkü sünnetleri kabûl olmaz. Kazâ borcu olanın sünnet kılması, alacaklıya, borçlunun hediye götürmesine benzer ki, elbette kabûl olmaz. Mü’min, bir tüccara benzer, farzlar sermâyesi, nâfileler ise kazâncıdır. Sermâye kurtarılmadan kâr olmaz.) [Fütûh-ul-gayb m. 48]

Hamza Efendi hazretlerinin (Bey’ ve Şirâ) risâlesinin şerhinde, (Yolculuğa çıkmadan önce iki rek’at namaz kılmalıdır! Kazâya kalmış namazı varsa bir, iki veya üç vakit namazını kazâ etmelidir! Çünkü kazâ borcu var iken, nâfile kılmak ahmaklıktır) buyuruluyor. (s.6)

İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: (Farzın yanında nâfilelerin hiç kıymeti yoktur. Sünnetlerin farzlar yanındaki kıymeti de, deniz yanında bir damla su gibi bile değildir.) [m.29, 260] Dört mezhebin fıkıh bilgilerinde mütehassıs olan S.Abdülhakîm Arvâsî hazretleri buyuruyor ki: (Yıllarca kazâ borcu olan, sünnetleri kılarken, kazâ namazına niyet ederek kılmalıdır. Böyle niyet ederek kılmak, dört mezhebde de lâzımdır.)

Allahü teâlâ, (Bana farzla yaklaşılır), Resûlü de (Kazâ borcu olanın nâfilesi kabûl olmaz) buyururken, âlimler de, (Kazâsı olanın, sünnet ve nâfile kılması ahmaklıktır), (Sünnetler farzın yanında denizde damla değildir) derken, bir özürle kaçırılan namazla kasten kılınmıyan namazı aynı zanneden câhiller, Allahın emri olan farzı bıraktırıp, Duhâ, Tehıyyetülmescid, Tesbîh, Teheccüd namazı gibi nâfileleri kıldırmaya çalışıyorlar. Bir kimse, ömründe bu nâfileleri hiç kılmasa, âhırette cezâ verilmez. Fakat bir farzı terk etmenin cezâsı çok büyüktür. Câmi’-ül-fetâvâ’da, (Düşman karşısında, bir farz namazı kılmak mümkün iken, terk etmenin cezâsı, yediyüz büyük günâha bedeldir) diyor. Farzı kıldırmıyanlar büyük vebâl altındadır.









Copyright © HuzuraDogru

Yayinlanma:: 2004-03-02 (2170 Okunma)

[ Geri Dön ]
Haberler
 Sağlık
 Eğitim
 Bilim-Teknik
 İnternet
 Çevre
 Kültür
 Haber Arşivi
 Hava Durumu
 
Yazarlar
Mehmet Ali Demirbaş
mehmetali.demirbas@tg.com.tr

İman güzeldir
Mehmet Oruç
mehmet.oruc@tg.com.tr

Sabır ve metanet...
Osman Ünlü
osman.unlu@tg.com.tr

Cömertlik, vermekten lezzet almaktır
Abdüllatif Uyan
abdullatif.uyan@tg.com.tr

Doğmadan keramet gösterdi!..
Prof.Dr. R. Ayvallı


Kurban kesmenin fazîleti
İsmail Yağcı
ismail.yagci@tg.com.tr

Devlete müdahale olur mu?..
M.Said Arvas
msarvas@ihlas.net.tr

Cennetin yolu dünyadan geçer!..
Dr. Şükrü Cido
info.turkiye@tg.com.tr

Konuşma destek önerileri
Vehbi Tülek
vehbi.tulek@tg.com.tr

Sabâ rüzgârı...
Ünal Bolat
unal.bolat@tg.com.tr

Kendi kendimden utandım!..
 
İsimler