Sual: Cemâatle namaz kılmak için câmiye gitmiyen münâfık mıdır?
CEVAP
Câmiye gitmemek münâfıklık alâmetidir. Fakat câmiye gitmiyen müslümana münâfık denmez. Yalan söylemek münâfıklık alâmetidir. Fakat yalan söyliyen müslümana münâfık denmez.
Münâfık, müslüman görünen kâfir demektir. Fâsıka da münâfık diyenler vardır. Cemâati özürsüz terk eden, Cennetin kokusunu duyamaz. Böyle bir kimsenin lanetlik olduğu bildirilmiştir. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Ezânı işitip de, câmideki cemâate gitmemek, münâfıklıktır.) [R.Nâsıhîn]
(Münâfıklara en ağır gelen namaz, yatsı ile sabah namazını cemâatle kılmaktır. Bunlardaki ecri bilen, sürünerek de olsa, cemâate gelir.) [Buhârî]
Bir mazereti olup da câmiye gitmiyenlere de su-i zan etmemelidir!
Şunlar, cemâate gitmemek için özür olur:
Çamur, yağmur, gece şiddetli rüzgâr, şiddetli sıcak ve soğuk, canına veya malına saldıracak düşman korkusu, arkadaşlarının gidip yolda yalnız kalmaktan korkmak, havanın çok karanlık olması, fakîr borçlunun yakalanıp hapsedilmekten korkması, a'mâ, yürüyemiyen felçli, bir ayağı kesik, yürüyemiyen ihtiyar, nâdir bulunan fıkıh dersini kaçırmak, sevdiği yemeği kaçırmak korkusu, hareket hâlindeki yolcu, hasta, yerine bırakacak kimse bulunmıyan hasta bakıcı, abdesti sıkışık olan.
Eskiden İslâmiyet kuvvetli olduğu zamanlarda, imâmlara ve her müslümana hüsn-i zan edilirdi. Fakat şimdi, müslümanım diyenlerin ve imâm olmak istiyenlerin bazısının, dinden, îmândan haberi olmıyan câhiller olduğu söz, hâl ve hareketlerinden anlaşılıyor.
O hâlde, bugün Ehl-i sünnet i'tikâdına karşı olduğu belli olmıyan ve guslünü, abdestini ve namazını doğru yapabilen ve harâm işlemekten sakınan imâm bulup ona uymak lâzımdır. Aksi takdîrde cemâat sevâbı değil, namazımız da elden kaçar. Fâsık imâmın arkasında kılınan namaz, Mâlikîde sahîh değildir. (Halebî)